Ağustos 17, 2019 17 Ağustos Depreminde Yaşanan Tuhaf Olaylar!

17 Ağustos Gölcük Depremi ve Komplo Teorileri!

Bu uzun yazımızda depremin detaylarını, depremin etkilerini, deprem günü yaşanan tuhaf olayları, HAARP projesini ve komplo teorilerini ele aldık…

Depremin Detayları;

Gölcük Depremi, Marmara Depremi veya en çok kullandığımız adıyla 99 depremi, 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03:02’de ritcher ölçeğine göre 7.5 şiddetinde, 45 saniye süren ve çok fazla can kaybına sebep olan, merkezi Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan bir depremdir. Bu depremin etki alanı oldukça geniş yaşanmıştır, 16 milyon insanın etkilendiği deprem İzmir’den, Ankara’ya kadar hissedilmiş, çevre illeri ise yoğun şekilde etkilemiştir.

Yine o bölgeye yakın Adapazarı ilinde 1943, 1957 ve 1967 yıllarında büyük depremler olmuştur. Ortalama 20-30 yılda bir bu bölgede büyük bir deprem yaşanmaktadır. Bu, altından geçen fay hattının karakteristik bir özelliğidir. Yakın bir zamanda yine bu bölge ve çevresinde büyük bir deprem beklenmektedir, fakat büyük bir deprem olacaksa hemen olması daha hayırlıdır çünkü zaman geçtikçe fay da enerji birikimi gitgide artış göstermekte ve ne kadar geç olursa şiddeti de o kadar artmaktadır.

Bunun için herkesin, ama özellikle Marmara Bölgesi’nde yaşayan insanların depreme karşı en kısa zamanda gerekli tüm önlemleri alması gerekir, çünkü depremin ne zaman olacağı hakkında hiç kimsenin net bir fikri olamaz, olmasına da imkan yoktur. Bugün depremler sadece saniyeler öncesinden belirlenmekte olup, bu süre içinde de sadece doğal gaz ve elektrik gibi hatların kapanması sağlanmaktadır.

Deprem Hasarı;

Peki deprem neden bu kadar hasara neden oldu?
Özellikle Gölcük’te o zamanı hatırlayanlar bilir sadece evler değil, siteler, mahalleler bile yok oldu. Resmi rakamlara göre 17.480 can kaybı, 23.781 yaralanma, 550 sakat kalma, 300 binden fazla ev ve iş yeri hasar gördü. Fakat bunlar resmi kayıtlardır, depremin ilk gününde hayatını kaybeden kişilerin bekletilmesi mümkün olmadığı için toplu bir şekilde resmiyet olmadan toprağa verilmişti.

Resmi olmayan kaynaklara göre yaklaşık 50 bin kişi bu afette hayatını kaybetti. Ayrıca yıkılan evler nedeniyle 600 bin kişi de evsiz kaldı. Bu depremden sonra bir anda meşhur olan deprem uzmanı Ahmet Mete Işıkara ne diyordu; ”Deprem öldürmez, binalar öldürür.”

Depremin bu denli hasar bırakmasının başlıca nedenleri yapılan kaçak yapılar, standartlara uymayan, zemine bakılmaksızın dikilen binalar ve daha ucuza mal edilsin diye malzemeden kısıtlamalar yapan müteahhitlerdi. Zorunlu deprem sigortası bu depremden sonra zorunlu hale getirildi. Müteahhitlere açılan 300 davanın 110’una ceza verildi, diğerleri ya zaman aşımına uğradı ya da cezaları ertelendi. Dünya basınında da önemli bir yer tutan bu olaydan sonra Türkiye’ye İsrail, ABD, Yunanistan, Birleşik Krallık, Suudi Arabistan, Azerbaycan ve toplamda 52 ülke yardımlar yaptı.

Deprem Öncesi;

Depremden sonra yapılan araştırmalar ve tanıkların ifadelerine göre depremden günlerce önce ve deprem günü gökyüzünde, denizde, hayvanlarda, bitkilerde ve elektronik cihazlarda sıra dışı tuhaflıklar olmuştu. Mesela bunlardan biri depremden 6 gün önce yani 11 Ağustos tarihinde gerçekleşen güneş tutulması. Fakat yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda güneş tutulmasının depremleri tetiklemediği ve bunun sadece bir tesadüf olduğu söylenmiştir.

Diğer yandan deprem günü milyonlarca insan gökyüzünde hiç görmedikleri kadar yıldız gördüklerini neredeyse iki yıldız arasında boşluk olmayacak kadar fazla olduklarını ve devamlı yıldız kaymalarına şahit olduklarını söylemiştir. Ancak bunun için de şehirlerde kesilen elektrik ile ışık kirliliğinin olmaması bu görüntüyü sağladığı düşünülmektedir.

Bu iki olayın deprem ile doğrudan bir bağlantısı olmayabilir. Fakat depremin bir kaç gün öncesinden depremin yaşandığı güne kadar havanın ve özellikle denizin normal sıcaklıklarının çok üstünde olması, denizden kötü kokular gelmesi, denizde yaşayan canlıların bir kısmının bu anormallikler yüzünden ölmeye başlaması, denizde oluşan ani büyük dalgalar ve dalgıçların söylediklerine göre denizin altındaki kumun çok fazla sıcak olması, gökyüzünün renk değiştirmesi, köpeklerin uluması, yarasa, at, kedi ve daha birçok hayvanın normallerin dışında davranışlar sergilemesi, elektrikli cihazların çalışmaması, hatta bazılarının bozulması, insanlarda görülen iç sıkıntı, mide bulantısı, bitkinlik, ağrı ve daha bir çok belirti deprem ile doğrudan bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

Komplo Teorileri;

99 depremi ile ilgili en büyük komplo teorisi H.A.A.R.P. projesidir. Bu teoriden bahsetmeden önce zamanı biraz geriye saralım. Dünyanın en büyük mucitlerinden biri olan Sırp asıllı Nikola Tesla ölmeden önce çok güçlü silah tasarımları üzerinde çalışmalar yapmaktaydı. Bunlardan bazıları; Ölüm ışını, mikrodalga silah, tsunami ve deprem silahlarıydı. Nikola Tesla 1943 yılında 7 Ocak’ı 8 Ocak’a bağlayan gece New York’taki Wyndham New Yorker otelinde ölü bulundu.

Tesla’yı ölü bulan kişi ise Tesla’nın yeğeni Sava Kosanovich’tir. Sava iki editörle birlikte röportaj için Tesla’nın yanına gitmiş ve odasına girdiklerinde Tesla’nın cansız bedeniyle karşılaşmışlardı. Sava, Tesla’nın vasiyetini aramaya koyulmuş bu sırada ölüm haberini duyan FBI yetkilileri acil bir şekilde otel odasına gelmişlerdi.

FBI, daha sonra Tesla’ya ait olan depodan iki kamyon dolusu çalışmalarını alıp götürdüler. Bunu çok acil bir şekilde yapmalarının nedeni Tesla’nın son zamanlarında çalıştığı projelerdi. ABD bu projelerin SSCB’nin eline geçmesinden korkmuş ve bu konuda çok aceleci davranmışlardı. Nitekim Tesla’nın bu araştırmalarından yola koyularak başlatılan H.A.A.R.P. yani Yüksek Frekanslı Aktif Aurora’sal Araştırma Programı bugün ABD’nin Alaska Eyaleti’nde çalışmalarını sürdürmektedir.

Teorilere göre bu proje ile birçok yapay doğal afetler gerçekleştirilebilir, fakat hakkında teorilerin dışında çok fazla bilgi bulunmamaktadır, çünkü bu üs tıpkı 51. Bölge gibi tüm dünyaya kapalı bir kutudur. Deprem, yer kabuğunun kırılıp yer değiştirmesiyle ortaya çıkan enerjinin, titreşim ile dalgalar halinde yayılarak yeryüzünü sarsma olayına denir. H.A.A.R.P. projesi ile yapay depremler veya diğer afetler gerçekleştirilebilir mi, bunun cevabını net olarak bilmiyoruz. Ancak yine teorilere göre ABD bu teknolojiyi kullanarak 2004 yılında Endonezya’da ve 2011 yılında Japonya’da tsunamiler gerçekleştirmiştir. Bu olayların olduğu gün yine Gölcük Depremi’nde yaşanan benzer doğa olayları yaşanmıştır.

Depremin öncesinde deniz üssünde ABD’ye ait denizaltısının olması, depremden önce denizin üstünde yaşanan büyük bir patlama ile bir ateş topunun görünmesi, ki bunu gördüğünü iddia eden binlerce insan vardır, elektronik cihazların çalışmaması, deprem günü Gölcük’de gerçekleşen basit bir devir teslim töreninde, ABD’li ve İsrailli ”üst düzey” komutanlarının orada bulunması gibi birkaç neden bugün bu teorileri güçlendirmiştir.

Peki ABD neden oradaydı, bu teknolojiyi kullanma amaçları neydi? Amerika’da tıpkı ülkemizdeki gibi benzer bir fay hattı bulunmaktadır. Bu fay hattı yakın zamanda ABD’de büyük bir depreme neden olacağı için, bu teknoloji aracılığıyla fay hattını yavaş yavaş kırarak oluşacak büyük enerjiyi açığa çıkartıp depremi engellemekti. Bunun deneylerini ise aynı benzerlikte bir fay hattına sahip olan Türkiye’de denemek istediler.

Fakat bir şeyler ters gidince ülkemizde beklenen depremin enerjisinden daha büyük bir enerji açığa çıkmış ve daha şiddetli bir depremin olmasına neden olmuştur. Bu sebepten dolayı da deprem olması gerekenden daha fazla yani tam 45 saniye sürmüştür. Deprem ile alakalı diğer bir diğer teori de bu şekildedir. H.A.A.R.P. projesi Marmara’da denendi mi, bu yaşadığımız büyük depremde ABD’nin bir parmağı var mı kesin olarak bilmesek de, deprem anında yaşanmış birçok sıra dışı olay insana ”Acaba?” sorusunu düşündürmektedir. Eğer böyle bir şey gerçekten yaşanmışsa ve biz buna müsaade etmişsek ”Yazık” bize.

Ne diyebiliriz, 99 Depremi’nin 20. yılında kaybettiğimiz tüm kardeşlerimize, çocuklarımıza ve büyüklerimize Allah’tan rahmet, tüm yakınlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan sabırlar diliyoruz. Yazımızın en başında söylediğim gibi Marmara Bölgesi’nde büyük bir deprem beklenmektedir, bu yarın da olabilir 10 sene sonra da. Bu yüzden herkes alabildiğince gerekli tüm önlemlerini alsın…

Benzer İçerikler;

Yorum Gönder