Kasım 10, 2018

Kaçışın İmkansız Olduğu Alcatraz’dan Kaçan 3 Kişi!

1861 ve 1963 yılları arasında Alcatraz Adası’nda cezaevi olarak kullanılan bu yer Amerika’nın en korunaklı hapishanesiydi. Tüm azılı mahkumlar sularla çevrili bu cezaevine gönderiliyordu. Alcatraz’da çok basit temel gereksinimler harici mahkumlara hiçbir ayrıcalık verilmiyordu.


Kitaplardan yararlanmak için bile en az 5 yıl sorun çıkarmaman gerekiyordu. Mahkumlar günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Binada kapılar demir parmaklıklarla kapalı ve her yerde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi. Üstelik bu 1960’larda tüm hapishanelerin aksine Alcatraz’da ki banyolarda sıcak su akıyordu. Tabii bu orada yatanlar için bir ayrıcalık değildi, sebebi dondurucu körfez suyuna karşı mahkûmların direncini azaltmaktı.

Kaçışın imkansız olarak görüldüğü Alcatraz’dan 14 kez kaçma girişimi olmuş; bu 14 adet kaçma girişiminden yalnızca bir tanesi başarıya ulaştı. Frank Morris ve John, Clarence Anglin kardeşler, sessizce ve kimseye farkettirmeden hapishaneden kaçtılar.

Ama nasıl bir planla?

Hücrelerin hepsinde böyle küçük mazgallar var. Planı 4 kişi yapıyor, her biri yemekhaneden çaldıkları kaşıklarla bu mazgalların çevresindeki duvarı günlerce kazmaya başlıyor. Ancak söktükleri mazgalların yerlerine aldıkları dergi ve kitaplardan aynılarını yapıp takıyorlar.

Ayrıca gece odalara bakan gardiyanlar şüphelenmesin diye yataklarına, duvardan çıkan taşları toz haline getirerek ve kitap dergi birde su ile karıştırıp kafa bile yapıyorlar, hatta kendi saçlarından kaş, kirpik ve saç ekliyorlar.
Alttaki fotoğrafta gördüğünüz Frank Morris’in yaptığı kafa, burnu kırık değilmiş ancak sabah gardiyan yaşadığı şok ile düşürmüş.

Planı 4 kişi yapıyor demiştik ancak aralarından birisi işleri tam beceremiyor ve kaçmayada cesaret edemeyip hapishanede kalıyor. Altta en sağdaki ise onun yaptığı yarım kalan kafa

Morris ve Anglin kardeşler ise koridora çıkıyor havalandırmaya tırmanıyor ve ordan da çatıya çıkıyorlar.

Yağmurlukların kenarları ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış. Isıyı atölyedeki bir sıcak su borusunu delerek elde etmişler ve basınç için kalas kullanmışlar.
Bu fikri muhtemelen okumalarına izin verilen dergilerden birinde edinmişlerdi.

(Üstteki fotoğrafta mahkumların yaptığı can yeleklerinden biri)

Bu 3 mahkûm gecenin bir yarısı Alcatraz’dan kaçmayı başardı. Sabah olduğunda alarmlar çalmaya başladı ve FBI her yerde bu 3 mahkumu aramaya başladı. İşin ilginç yanı 50 yıldan fazla süredir bu 3 kaçak sırra kadem bastı, FBI ne kendilerini ne de cesetlerini bulabildi…
Alcatraz’dan Kaçış filmini tavsiye ederim, olayları aynen anlatıyor.
Bu olay 1962 yılında oluyor ve 1963 yılında Alcatraz kapatılıyor, şimdi ise müze olarak kullanılıyor.

1963’te Alcatraz’da ki mahkûmların tahliyesi

İlginç bir şey daha söyleyelim, 2013 yılında FBI’a bir mektup geliyor, kaçmayı başaran Anglin kardeşlerden, John Anglin’den.

”Benim ismim John Anglin. 1962 yılının Haziran ayında Alcatraz hapishanesinden kardeşim Clarence Anglin ve Frank Morris’le beraber kaçtım. Şimdi yaşım 83 ve oldukça kötü durumdayım ve kanserim. Alcatraz’dan, birlikte çok zor da olsa kaçmayı başardık. Frank 2005 yılında hayatını kaybetti. Şu anda bir başka isimle mezarı İskenderiye şehrinde. Ağabeyim Clarence Anglin ise 2011 yılında hayatını kaybetti.
Eğer bana sağlık imkanları sağlanma sözü verirseniz, televizyonda hapse gireceğime dair söz vereceğim. Eğer bu mektubuma karşılık verirseniz size nerede olduğumu söyleyeceğim.

Fakat televizyonda bu görülmediği için, muhtemelen John’un mektubu cevapsız kaldı ve John Anglin ölüme terk edildi.
Mektubun gerçek olup olmaması ve bu 3 kişini ölmeden kaçabildi mi sorusunu sizin yorumlarınıza bırakıyoruz.

Benzer İçerikler;

Yorum Gönder