Kasım 12, 2018 Leonardo Da Vinci'nin Kimdir, Hayatı, Sözleri ve Eserleri!

Leonardo Da Vinci’nin Hayatı, Eserleri ve Gizemleri!

1 – Leonardo Da Vinci Kimdir?

Leonardo Da Vinci

İtalya’nın Floransa şehrinde 15 Nisan 1452 yılında dünyaya gelen, rönesans döneminde yaşayan ve 2 Mayıs 1519 yılında hayatını kaybeden Leonardo Da Vinci, dünyada yaşamış en zeki insanlardan biridir. Filozof Leonardo Da Vinci astorom, mimar, mühendis, mucit, müzisyen heykeltıraş, botanist, jeolog, kartograf, matematikçi, anatomist, yazar ve ressamdır.

2 – Da Vinci ve Annesi;

Leonarda ve Caterina (Mona Lisa)

Leonardo da Vinci’nin annesi Caterina 15 yaşında iken gayri meşru bir ilişki yaşadığı 25 yaşındaki avukat Ser Piero Da Vinci’den hamile kaldı ve Leonardo’yu dünyaya getirdi. Caterina daha sonra Antonio di Piero Buti adında bir çiftçi ile evlendi ve bu evlilikten 4’ü kız 5 çocuğu daha oldu. Ancak Leonardo, Caterina’nın meşru çocuğu olmadığı için ilişkileri de hiç olmadı. Da Vinci, annesi ile çok uzun bir zaman sonra görüştüğü günlüklerinde ortaya çıktı. Da Vinci’nin günlüğünde ‘Caterina kalmaya geldi.’ diye bir yazı bulunmakta, ayrıca annesinin cenaze masraflarını da Leonardo’nun karşıladığı ile ilgili bir takım notlar daha var.

3 – Da Vinci’nin Çocukluğu;

Lir

Leonardo Da Vinci’nin çocukluğu dedesinin (babasının babası) yanında geçmiştir. İlkokul yıllarında aritmetik ve geometri dalında öğretmenlerini şaşırtacak sorular soruyor, zekası ve yetenekleri ile diğer çocuklardan farklı olduğunu belli ediyordu. Müzik ile de ilgilenen Leonardo iyi bir şekilde antik bir çalgı aleti olan lir (üstte görselde) çalıyordu. Ancak Leonardo’nun en çok zaman ayırdığı ve en yetenekli becerisi resimdi. Bunu fark eden babası Leonardo’yu 14-15 yaşlarında Floransa’nın en bilinen atölyelerinden birine verdi.

4 – Da Vinci’nin İlk Eserleri;

İsa’nın Vaftizi 1475

Leonardo çıraklığını tamamlamış ve dükkanda ustasına asistan olarak kalmaya devam etmişti. Leonardo, ustası Verrocchio ile 1971 yılında başladıkları İsa’nin Vaftizi adlı çalışma ilk çalışmalarından biriydi. O dönemlerde usta ve çırakların beraber resim yapması sık rastlanan bir durumdu.

Archangel Gabriel 1471

Leonardo’nun tek başına yaptığı ilk resim ise 1471 yılında, 18 veya 19 yaşında tamamladığı (üstteki) eserdir.

Arno Vadisi Manzarası 1473

Leonardo’nun 1973 imzalı ikinci eseridir. Doğum yeri Floransa’da yer alan Arno Vadisi’ni resmeden Da Vinci bu sanat harikası eserinde daha sonradan ismine ”yok oluş perspektifi” olarak adlandırılacak bir teknik kullanmıştır. Bu teknik, derinliğin arttığı bölgelerde detayların azalmasından, kağıdın renginin resme olan hakimliğine kadar bir çok detay barındırıyordu.

5 – Da Vinci’nin Düşmanları;

Leonardo Da Vinci

Leonardo’nun zekası, beceresi ve yeteneği ona ün kazandırmaya başlayınca düşmanları da aynı şekilde artmaya başladı ve Leonardo Da Vinci bir kaç ressamın yaydığı bir dedikodu ile mahkemeye çıkarıldı. Leonardo Da Vinci Orta Çağ gibi bir dönemde eşcinselliğin konusu bile geçmesi büyük suç iken eşcinsellikten yargılanacaktı. Dedikodulara göre dört erkekle ilişkiye girmişti ve bu eşcinselliğin cezası ölüm veya sürgündü. Ancak bu asılsız iftiralar sonucunda Leonardo suçsuz bulundu ve beraat etti fakat iki yıllığına çalışma izin belgeleri alındı ve gözler üstüne çevirildi.

6 – Da Vinci’nin Yükselişi;

Lorenzo de’ Medici

Floransa’nın altın çağını yaşadığı dönemin hükümdarı Lorenzo de Medici (Doğum:1449 – Ölüm:1492) 1482 yılında Milan hükümdarı Sforza’ya barış hediyesi vermek için Leonardo’dan gümüşten Lir yapmasını istedi. Leonardo hem Medici hem Sforza’yı memnun edebilmek için bu görevde elinden geleni yaptı ve yaptığı alet ile her iki hükümdarın da gözüne girebildi. Bu olaydan sonra daha rahat ve özgür olan Leonardo silahlar, askeri makineler ve farklı bir çok alanda çalışmalarına devam etti.

7 – Da Vinci’nin Vitruvius Adamı;

Vitruvius Adam

Leonardo’nun günlüklerinin birinde bulunan ve oranlar ile ilgili aldığı notların yanında çizdiği bir eskizdir. Leonardo, Antik Romalı ünlü Marcus Vitruvius’un eserlerinde açıkladığı oranlardan yola çıkarak bu eskizi çizdiği için ‘Vitrutius Adamı’ adını vermiştir. Bu eskiz ve araştırmaları, Leonardo’nun oranlara ve simetriye duyduğu merakın bir kanıtıdır. İnsanların veya daha çok oranların kanunu olarak anılır. Bugün bu eskiz, Venedik’te bulunan Akedemi Galerisi’nde sergilenmektedir.

8 – Da Vinci ve Gökyüzü;

Ornithopter

Gökyüzünü fethetme onun en büyük arzularından birisiydi. Uçma fikriyle yakından ilgilenen Leonardo helikopter, kanat ve paraşüt tasarımları yapmıştır. Kanat fikri Leonardo’dan önce bir çok hezarfen ve mucit tarafından düşünülmüş ve icat edilmiş olsa da, helikopter ve paraşüt fikrini ilk ortaya atan kişidir.
Helikopter; Hava akımını kullanılarak uçabileceğini ve pervanesi için bisiklete benzer bir mekanizmanın kullanılabileceğini belirtmiştir. Pervanenin yeterince hızlı dönmesi sonucu kaldırma kuvveti ile helikopterin uçabileceğini belirtmiştir.
Paraşüt; Bu icat ile yüksek yerden atlanıldığında yere düşmeden yavaşlayacağını ve zarar görmeden inilebileceğini belirtmiştir. Piramit şeklinde kalın bir kumaştan çadır benzeri bir paraşüt icat eden Da Vinci’nin bu tasarısı paraşütlerin atası olarak bilinir. Yaklaşık bir asır sonra Hezârfen Fausto Veranzio, Da Vinci’nin bu fikrinden esinlenerek ilk paraşütü icat etmiş ve denemiş kişidir.
Kanat; Bu fikri hemen hemen her gün uçuşlarını izlediği kuşlardan edinmiştir. Leonardo uzun uzun kuşları izler ve kanat hareketlerini gözlemlerdi. İnsanların da kuşlar gibi uçabileceğini düşünen Leonardo kanat benzeri bir alet tasarlamıştır.

9 – Da Vinci ve Sular Altı;

Dalgıç Kıyafeti

Leonardo’nun büyük merak tutkusu ona yeni düşünceler ve yeni icatlar yapma fikri getiriyordu, sadece gökyüzü değil su altında da bazı icatlara imza atmıştır. Leonardo’nun tek sorunu başladığı işi bitiremiyor, yarım kalıyordu. Ancak onun merakı ve bir çok konu bilgi sahibi ve yeteneği olması onu sürekli farklı alanlara yönlendiriyordu.
Denizaltı; Denizaltının tarihi çok daha eskilere dayanır. Rivayete göre bu icadı ilk düşünen kişi Büyük İskender’dir. Aristo, İskender’in Tyre şehrinin alınması için fıçıya benzer su altı silahlarından yararlandığını yazmıştır. 14. ve 15. yüzyılda ise İtalya’da, Almanya’da ve Osmanlı’da denizaltıları icat edilmiştir.
Dalgıç Kıyafeti; Şehri istila etmek için gelen gemileri batırmak için tasarladığı bu su altı kıyafeti ile askerler su altından giderek teknenelere delikler açacak ve gemileri batıracaklardı ancak bu fikir hayata geçmedi. Leonardo’nun dalgıç kıyafeti oldukça başarılıydı, baş kısmından hortumlar eklemiş ve bu hortumların uçları su üstünde yüzen keselere bağlanmıştı. Ayrıca su altında iyi görebilmek için cam gözlükleri eklemeyi de ihmal etmemişti.

10 – Da Vinci ve Anatomi;

Anatomi Çizimleri

Da Vinci’nin en büyük araştırmalarından biri de anatomi üzerine yaptığı çalışmalardır. Bu çalışmalar ile tıp dünyasına çok önemli katkılar yapmıştır. Her organın içini açıp bakmaya ve anlamaya çalışan Leonardo ilk zamanlarda hayvanların organları üzerine çalışmalar yapmış daha sonra yeni biri öldüğünde o gece mezara gidip ceseti çıkarıyor ve o ceset üzerinde çalışmalar yapmıştır. Leonardo, sadece damarların nasıl işlediğini anlamak için 10 ceseti incelemek zorunda kaldığını söylemiştir. Orta Çağ gibi bir dönemde bu yaptıkları çok tehlikeli bir işti, yakalanması hâlinde çok büyük ihtimalle idama mahkûm edilirdi. Leonardo yaptığı araştırmalar sonucunda kafatasından ana rahmine, kaslardan kemiklere, akciğerden karaciğere, damarların işleyişinden insan vücudundaki orana (altın oran) kadar toplamda 779 adet anatomik çizim yapmıştır. Leonardo’nun anatomik çizimleri modern anatominin temellerini oluşturmuştur.

11 – Da Vinci ve Altın Oran;

Mona Lisa Altın Oran

Altın Oran, İlahi Oran veya Fibonacci Sayıları ile de bilinen matematik ve sanatta bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen uyumun geometrik ve sayısal ‘oran’ bağlantısıdır. Eski Mısırlılar ve Eski Yunanlar mimari ve sanatta bu oranı kullanmışlardır. Buna en iyi örnek Mısır Piramitleri’dir. 1170 yılında günümüz İtalya’nın Pisa şehrinde doğan Leonarda Fibonacci 13. yüzyılın başlarında bu sayı dizisini buluyor ve kendi adını veriyor; ”Fibonacci Sayıları”. 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597 diye devam eden sayı dizisinde, kendinden önceki gelen sayı ile toplamı yazılır ve böyle devam eder. Bu sayıları, kendisinden önce gelen sayıya böldüğünüzde 1,618 sayısını verir.
Örneğin;
1597:987=1,618,034
987:610=1,618,032
610:377=1,618,037
Bu oran simetriyi ve uyumu verir. Bir çok bitki de kusursuz bir orantı vardır, bu orantıya altın veya ilahi oran denir. İnsanlarda ise; yüzün boyu genişliğine oranı, dudak ve kaşların birleşim yeri arası ile burun boyu gibi bir çok orantı bu sayıyı verir. Bugün resim kurslarına yeni başlayan kişilere bu altın oran teknikleri öğretilmektedir ve böylece insanlar hem kolay hem de uyumlu resimler yapabilmektedir. Leonardo Da Vinci ise bu kuralı yaklaşık 500 yıl önce bir çok eserinde, özellikle Mona Lisa tablosunun tüm hatlarında kullanmıştır.

12 – Da Vinci ve Haliç Köprüsü;

Haliç Köprü Tasarımı

Fatih Sultan Mehmet’in oğlu 2. Bayezid, Haliç’e bir köprü yaptırmak istiyordu. Bunun için bazı mühendislerin fikrini aldı. Nasıl oldu tam olarak bilinmiyor ancak Sultan’ın bu isteği Da Vinci’nin kulaklarına kadar gitmiş. Leonardo Da Vinci’nin, 2. Bayezid’e Haliç Köprüsü’nü kendisinin inşa etmesi için yazdığı mektup bugün Topkapı Sarayı Arşivleri’nde durmaktadır.
Mektupta şunlar yazmaktadır;
”Acizleri, efendimizin Galata’dan İstanbul’a bir köprü kurdurmak için teşebbüse geçtiklerini işittim. Lakin bu işe ehil bir kimse bulamadıklarını öğrendim. Bu işten anlayan kulunuz, arzularınızı gerçekleştirebilir. Köprü, yüksek bir kemer üzerine kurulacaktır. Fakat bu kadar yüksek kemerli bir köprü üzerinden kimsenin geçmek cesaretini gösteremeyeceğini düşündüğüm için kenarlarını tahta parmaklıklarla örteceğim. Kemeri, o kadar yüksek tasarlamamın sebebi, altından yelkenlilerin rahatça geçebilmeleri içindir.
Efendimiz Hazretleri irade buyururlarsa, Anadolu sahiline kadar uzayacak, gerektiğinde açılır kapanır bir köprü dahi inşa edebilirim. Burada su daima hareket halinde olduğundan kenarların aşınmaması için bir çare düşündüm. Bununla su akıntısı dirsek ve kenarlara zarar vermeyecektir. İnşallah Sultan Hazretleri, bu aciz kulunun sözlerine inancını bağışlar da onu her zaman hizmetlerinde görmeyi arzular ve cevap vermek lütuflarını esirgemezler.
Da Vinci’nin bu isteğine olumlu cevap verilmemiştir ve Haliç’e yapılan köprü ancak 19. yüzyılda mümkün olmuştur. Reddedilmesinin başlıca nedeni, Osmanlı’da Batılı mühendislerin ve bilim insanlarının müslüman olmadan çalışmalarına izin verilmiyordu bu, 18. yüzyıldan sonra başladı. Diğer bir rivayete göre ise Leonardo’nun tasarımında bazı eksiklikler ve hatalar olduğuydu.

13 – Da Vinci ve Mona Lisa;

Mona Lisa

Yapımına 1503 veya 1504 yılında başlanan Mona Lisa tablosunun yapımı şu kadar sürmüştür demek pek doğru olmaz, çünkü Mona Lisa tablosu da, Da Vinci’nin diğer işleri gibi tam bitmediği, yarım kalan bir tablo olduğu yönünde bir takım düşünceler vardır. Zaten Da Vinci’nin en büyük pişmanlığı yaptığı eserleri ve icatlarını yarım bırakmasıydı. Mona Lisa’nın kim olduğuna gelecek olursak; Meryem Ana, Medici ailesinin bir kızı, Milano Düşesi İsabella of Aragon veya kendisini resmettiği gibi bir çok isim düşünülmekte ancak aralarında en güçlü teori; Mona Lisa’nın Leonardo’nun annesi Katerina olduğu yönündedir. Dünyanın en ünlü tablosu olarak gösterilir ve paha biçilemez bir tablodur, bu yüzden de sigortalanamıyor. Leonardo bu tablo içinde bir çok gizli semboller eklemiştir. Estetikliğin ve tekniğin zirve yaptığı bu tablo 1911 yılında çalındı. O zamanlar pek kimsenin bilmediği bu tablo, her tarafa resimlerinin asılmasıyla bir anda ünlü oldu. Tabloyu çalanların arasında şüphe duyulan isimlerden biri de Pablo Picasso’ydu. 2.5 yıl sonra bir galeride tabloyu satmaya çalışan Vincenzo Peruggia yakayı ele verdi. Bu tablo paha biçilemez olduğu için bu soygun dünyanın en büyük soygunu olarak kabul edilir. Mona Lisa tablosu bugün Fransa’nın Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Boyutları 77 cm x 53 cm’dir. Günde ortalama 1.500 kişi Mona Lisa tablosunu görmek için müzeyi ziyaret eder.

14 – Da Vinci ve Son Akşam Yemeği;

Son Akşam Yemeği veya Son Yemek 1495-1498 yıllar arasında Milano Dükü Ludovico Sforza’nın isteği üzerine Leonardo Da Vinci tarafından yapılan eserdir. Hristiyan inanışına göre İsa Mesih’in Romalı askerler tarafından tutuklanmasından bir gün önce havarileriyle yediği son akşam yemeğini ifade eder. Mona Lisa’dan sonra en ünlü eseridir. Bu eser tuval üzerine değil bir kilisenin duvarına resmedildiği için aslında sanılandan çok daha büyüktür. Ölçüleri 4,6 metre x 8,8 metredir. Son Akşam Yemeği, Milano yakınlarındaki Santa Maria Dele Grazie Kilisesi’nin duvarında yer alır. Bir çok kez restore edilmiş olsa da eser bugün oldukça yıpranmış bir vaziyettedir. Bu eseri görmek isterseniz eğer en az 2 ay önceden biletini almanız gerekmektedir.

15 – Da Vinci’nin Ölümü;

Leonardo da Vinci 1513-1516 yılları arasında Roma’da yaşadı ve burada bazı projelerde yer aldı. 1516 yılında Kral 1. Francis’ten özel davet aldı. Da Vinci, Kraliyet Sarayı’nın yakınlarında kendisi için hazırlanan evde yaşadı. Kral hayran olduğu Leonardo’yu sık sık ziyaret ederdi hatta ölümü kralın kollarında olduğu rivayet edilir fakat kral Da Vinci’nin ölümünden bir gün önce farklı bir yerde olduğu ve bir güç içinde yanına gelemeyecek kadar uzakta olduğu bilinmektedir.
1516 yılında sağ koluna felç indi ve sanattan daha çok bilimsel çalışmalarıyla ilgilendi. 2 Mayıs 1519 yılında, 67 yaşında iken hayatını kaybetti. Amboise’daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verilmiştir. Tüm mal varlığını genç dostu Melzi’ye bırakmıştır.

Da Vinci Hakkında Kısa Bilgiler;

-Gökyüzünün neden mavi renkte olduğunu açıklayan ilk kişidir.
-Da Vinci aynı anda iki eliyle yazı yazabiliyordu, buna ek olarak bir eliyle normal şekilde yazarken diğer eliyle kelimeleri tersten de yazabiliyordu.
-Pergel kullanmadan çok rahatça kalem ile tam yuvarlak çizebiliyordu.
-IQ’sü 200’dü. Tesla, Einstein, Newton’dan daha fazla.
-Yarım kalan icatlarından biri de insan görünümlü bir robottu.
-”Da Vinci Uykusu” olarak bilinen kendine ait bir uyku düzeni geliştirmiştir. Çok Fazlı Uyku veya Süper İnsan Uykusu’du deniliyor. Bu sistemi çok kişi denese de başaramamıştır çünkü alışması çok zor bi tekniktir. Çok çalışkan insanların yaptığı bu teknikte uyuman gereken vakti gün içinde parçalara bölüyorsun. 20-25 dakika uyuyor, 2-3 saat uyanık kalıyor sonra tekrar 20-25 dakika uyuyor ve ve 2-3 saat ayakta kalıyorsun. Bu süreleri değiştirmek size kalmış tabi.

“Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.”
Leonardo Da Vinci

Son olarak Leonardo’nun yakın zamanda ortaya çıkan, Leonardo’nun asistanlarından birinin yaptığı portresi;

Kaynak: 1 , 2 , 3

Benzer İçerikler;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir