Ağustos 23, 2019 Firavun Tutankamon'un Dönemi, Keşfi ve Laneti!

Firavun Tutankamon’un Dönemi, Keşfi ve Laneti!

Tutankamon M.Ö. 1341 yılında Akhenaton’un (IV. Imhotep) oğlu olarak dünyaya gelmiştir.

IV. Imhotep;

Akhenaton (IV. Imhoptep)

Yazımıza ilk önce Tutankamon’un babası Akhenaton ile başlayalım…
Tutankamon çok çalkantılı bir dönemde dünyaya geldi, çünkü babası IV. Imhotep (Sonradan Aton’un oğlu anlamına gelen Akhenaton ismini aldı) Mısır’da eskiden beri süregelen çok tanrılı dinden tek tanrılı dine geçiş yapmaya yönelik bir takım ciddi kararlar aldı. Sadece Güneş’e yani Aton (Aten) Tanrısı’na tapılması gerektiğini savundu ve Mısır’da birçok değişikliğe gitti.

Amarna

Eski tapınakları kapattı, heykelleri yıktı, başkenti dahi değiştirerek 20 bin kişi işçi ile Amarna adında yeni bir şehir kurdu ve bu şehirde yeni tapınaklar inşa ettirdi. Bu nedenle Akhenaton halk tarafından kafir, sapkın gibi isimlerle anılmaya başlandı. Tüm bunları tek başına yapmadı tabii, yanında güzelliği ve kıvrak zekası ile güçlü bir kadın vardı, Nefertiti!

Yeni Firavun Tutankamon;

Tomografiyle taranan Tutankamon’un tahmini yüz hatları ve bedeni

17 yıl hüküm süren Firavun Akhenaton rahatsızlanarak yatağa düştü, onu ölüme götürecek rahatsızlığı marfan sendromu veya sarayda dolaşan bir bulaşıcı hastalık olduğu tahmin ediliyor. M.Ö. 1532 yılında yönetimi damadı Smenkhare’a bıraktı. Aradan üç yıl geçtikten sonra da M.Ö. 1535’de hayatını kaybetti ve unutulmayacak firavunlardan biri olarak öldü.

Nefertiti’ye gelirsek eğer nasıl öldüğü hakkında kesin bir bilgi yoktur. Akhenaton’un ölümüne yakın bir zamanda saraydan kaçtığı veya Akhenaton öldükten bir süre sonra daha yönetimde yer aldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca mezarı da henüz bulunamamıştır, fakat keşfedilen mumyalardan birinin onun mumyası olduğu yönünde bir takım tahminler de vardır. Akhaneton’un büyük kızının eşi olan Smenkhare yönetimi ele aldıktan bir süre sonra o da hayatını kaybetti ve tahta çıkacak geriye bir tek 9 yaşındaki Tutankamon kaldı.

Çok genç yaşta olmasına rağmen mecburen tahta çıktı ve Mısır’ın en genç firavunu oldu. 9 yaşındaki bir çocuktan koca bir imparatorluğun yönetilmesi bekleniyordu, acaba Tuntankamon nasıl bir yol izleyecekti, Mısır’ın bu sarsıntılı dönemlerinin üstesinden gelebilecek miydi?

Tutankamon Devri;

Tutankamon üvey annesi Nefertiti’nin üçüncü kızı olan Ankhesenamen ile evlendirildi. Evlendiklerinde ikisi de daha 10 yaşında değillerdi. Tutankamon, babasının hem dayısı hem veziri olan sonra kendi veziri olan Ay’ın tavsiyelerini dinleyerek babasının yaptığı tüm değişiklikleri yıkarak tekrar Mısır’ın eski günlerine dönmesini sağladı.

Luksor

Başkent yeniden Nil çevresine günümüz Luksor şehrine taşındı. Tutankamon tüm karmaşıklığa son verdi ve Mısır’a tekrar huzur hakim oldu. İsmi de Tutankamon olarak değişti, çünkü önceki ismi babası tarafından verilmiş ve Aton Tanrısından gelen Tutankaton adıydı. Ancak her şey güzel gidiyor derken Tutankamon ani bir şekilde hayatını kaybetti, genç firavun henüz 18 yaşında iken hayata veda etti.

Tutankamon’un Ölümü;

Tutankamon’un mumyası
Photo: Ttatty

9 yaşında tahta çıkan M.Ö 1323 yılında 18 yaşında hayatını kaybeden Tutankamon’un ölüm nedeni bugün hâlâ tam olarak bilinmiyor. Tutankamon bir av sırasında bacağı kırılmıştı ve bu yüzden değnek kullanıyordu. Bu kırığın oluşturduğu iltihap yüzünden ölmüş olduğu, sıtma yüzünden ölmüş olduğu veya öldürülmüş olduğu düşünülmektedir. Diğer bir seçenek ise akraba evliliğinden dünyaya gelmesi nedeniyle genetik bir rahatsızlıktı. Çünkü Tutankamon’un babası ve annesi kardeşti. Bu Antik Mısır’da çok görülen bir şeydi, firavunların evlilikleri çoğunlukla kardeşler arasında gerçekleştirilirdi. Kaldı ki Tutankamon’un evlendirildiği eşi Ankhesenamen’da babasının farklı bir kadından olan çocuğu olduğunu söylemiştik.

Tutankamon

Nitekim Tutankamon ölmüştü ve yerine geçecek bir varisi yoktu. Eşi Ankhesenamen’den iki çocuğu olmuştu fakat çocuklar henüz doğmadan ölmüştü. Bir süre vezir Ay, Tutankamon’un eşi Ankhesenamen ile evlenerek firavunluk yaptı ancak 4 yıl sonra bir vekil bırakmadan o da öldü, daha sonrasında tahta Horemheb geçti. Horemheb 18. Hanedanlığın son firavunu oldu, o da arkasında bir vekil bırakamayınca Mısır’da yeni bir hanedanlık kuruldu ve sorun böylece çözülmüş oldu. Başa gelen I. Ramses, daha sonra oğlu I. Seti ve onun oğlu olan ve Mısır tarihinin en önemli firavunlardan biri olan II. Ramses tahta çıktı ve Mısır’ı tam 66 yıl yönetti.

II. Ramses

Tutankamon’a dönecek olursak ani ölümü sebebiyle genç firavunun nereye gömüleceği dahi hesaplanmamıştı. Tutankamon ilk önce mumyalandı ve diğer dünyada ona eşlik etmesi için birçok eşya ile birlikte som altından bir tabut içerisinde defnedildi. Daha sonra genç Firavun Tutankamon tarihin tozlu raflarında unutulup gitti. Ta ki aradan geçen 3245 yıl sonra Tutankamon’un mezarı arkeolog Howard Carter tarafından keşfedilene kadar.

Tutankamon’un Keşfi;

9 Mayıs 1874 tarihinde Londra’da dünyaya gelen İngiliz arkeolog ve mısırbilimci Howard Carter 1903 yılında Mısır Kraliçesi Hatşepsut’un mezarını keşfetti. Bu keşiften sonra İngiliz mısırbilimci ve koleksiyoncu Lord Carnarvon tam adıyla George Herbert de Carnarvon, Howard Carter’a bir iş teklifinde bulundu ve birlikte Luksor şehrindeki Krallar Vadisi’nde bir kaç keşfe imza attılar.

Lord Carnarvon (solda) ve Howard Carter (sağda)

Bu keşifler arasında en önemlisi ise Tutankamon keşfi oldu. Ancak bu keşif öyle hemen gelmedi, ikili yaklaşık 15 sene boyunca birlikte çalıştıktan sonra artık Lord Carnarvon ortaklıklarını bitirmeyi düşündü, çünkü beklediği büyüklükte bir keşif uzun yıllar boyunca yapılmamıştı ve artık Howard Carter’a mali destek sağlamak istemiyordu. 1922 yılında artık ortaklıkları bitecek noktaya gelmişken Howard Carter çok önemli bir keşfin izinde olduğunu söyleyerek Lord Carnarvon’u ikna etmeyi başardı ve o sırada Londra’da olan Lord Carnarvon kızı Lady Evelyn ile Mısır’a geldi.

Carnarvon, Evelyn ve Carter

Howard Carter araştırma yaptığı bir bölgede çökmüş bir merdiven girişi keşfetti, buranın önemli bir yere çıkacağına inanıyordu. Nitekim ekibi ile birlikte kazı çalışmalarından sonra artık sona yaklaşılmıştı, o gün uğurlu olduğuna inandığı kanaryasını bile yanında getirdi, burada bir şeyler bulacağına kesin gözüyle bakıyordu, çünkü o bölgede şimdiye kadar hiç kazı yapılmamış, el değmemişti. Nitekim 26 Kasım 1922 tarihinde kazı yaptıkları yerdeki molozları temizleyerek bir kapıya ulaştılar.

Tutankamon mezar kapısı

Bu kapıdan içeriye ilk önce Howard Carter girdi ve hayatı boyunca eşi benzerine rastlayamayacağı bir manzara ile karşı karşıya kaldı.

Tutankamon’un Mezarı;

Mezarın bölümleri;
Merdivenler, giriş, eşyaların bulunduğu bölüm, Tut’un mezarı ve hazine odası

Howard Carter yaklaşık 3250 yıldır hava girmeyen odaya girdi, girdiği anda ne kadar büyük bir keşfe imza attıklarını anlamıştı. Çünkü som altından eşyalar giriş bölümünden itibaren başlıyordu. Howard Carter eşyalara kısa bir göz attıktan sonra hemen mezarı aramaya başladı ve diğer odadaki Tutankamon’un mezarına ulaştı.

Lahiti açtıklarında som altından bir sanduka ile karşılaştılar ve bu sandukanın içinde uzun boylu bir mumya yer alıyordu, yüzünün üstüne koyulmuş altın bir maske ile. Etrafındaki her yerde altından eşyalar göz kamaştırıyordu. O kadar fazla eşya vardı ki, Howard Carter’ın tüm eşyaların listesini tutması yaklaşık 10 yılını aldı. Antik Mısır’da ölen firavunlar eşyaları ile birlikte gömülür ve gittikleri yerde bu eşyaları kullanacağı düşünülürdü. Tutankamon’un mezarında da yaklaşık 5.500 adet som altından eşya vardı.

Tutankamon’un hemen yanında mumyalanmış iki kız çocuğu vardı, bunlar Tutankamon’un ölen kızlarıydı, babalarına eşlik etmeleri için yanlarına koyulmuşlardı. Mısırbilimci arkeolog Howard Carter’ın duvardaki hiyeroglif dikkatinden kaçmadı, duvarda; ”Her kim firavunun huzurunu bozarsa, ölüm onları kanatlarıyla katledecektir.” yazıyordu. Howard Carter bu tehditkar sözün mezar hırsızlarını korkutmak için yazıldığını biliyordu ve dünyanın en büyük keşiflerinden birine imza attığını tüm dünya basınına duyurdu.

Ancak bu keşif yüzünden oldukça mutlu olan ekibin üstünü, bir süre sonra gölgeler kapladı. Lanet mi, tuzak mı, yoksa bir tesadüf mü bilinmez, orada bulunan ve keşiften sonra mezarı ziyaret eden kişilerin bir kısmı kısa zaman içinde teker teker hayatlarını kaybetti.

Tutankamon Laneti;

Keşif duyurulduktan sonra tüm dünyada çok büyük bir yankı buldu. Başta Avrupa ve Amerika’dan birçok yetkili kişi Krallar Vadisi’ne akın etti. Ancak hiç bir şey göründüğü gibi güzel gitmeyecekti. İlk önce yıllardır iyi iki dost olan ve Howard Carter ile Lord Carnarvon’un araları bozuldu, Mısır ülkesinin baskıları kaşiflerin gerilimlerini arttırdı, birbirlerini suçladılar ve bir kavga sonucunda ikilinin dostluğu ve ortaklığı bozuldu.

Carter ve Carnarvon

Ve bir süre sonra ilk ölüm geldi, Howard Carter’ın mezara getirdiği uğur getiren kanaryası. Bu kanarya Howard Carter’ın evinde bir kobra tarafından öldürüldü. Kobra yılanı Mısır Hükümdarlığı’nın simgesiydi ve insanlar lanetin başladığı hakkında bir takım dedikodular yaymaya başladı. Keşfin yapıldığı tarihten 3 ay sonra Lord Carnarvon İngiltere’ye gitti ve burada sağlık durumu bir anda kötüleşmeye başladı, sürekli ateşi çıkıp iniyordu. Daha sonra kendini iyi hissettiğinde Mısır’a geri döndü ve burada geçirdiği ani rahatsızlıklardan sonra 5 Nisan 1923 tarihinde kan zehirlenmesi teşhisiyle hayatını kaybetti.

Aynı zamanda Lord Carnarvon’un Londra’daki evinde yaşayan köpeği de aynı günler içerisinde öldüğü duyuldu. Bu birkaç ölüm lanet dedikodularının iyice artmasına neden oldu. Keşiften sonra mezarı ziyaret edenlerden biri olan Amerikalı finansçı George Jay Gould sıradaki ölen kişiydi, 16 Mayıs 1923 tarihinde zatürreden öldü. Sonra mezarı ziyaret eden Lord Carnarvon’un üvey kardeşi Aubrey Herbert 26 Eylül 1923 tarihinde yine kardeşi gibi kan zehirlenmesinden hayatını kaybetti. İlk yıl içindeki ölümler böyleydi ancak ölümler devam etti. 15 Ocak 1924 tarihinde Tutankamon üzerinde incelemeler yapan radyolog Sir Archibald Douglas-Reid hayatını kaybetti.

Daha sonrasında keşfin kazı çalışmasında yer alan Arthur Cruttenden Mace, Lord Carnarvon’un diğer üvey kardeşi Mervyn Herbert, Howard Carter’ın asistanı Richard Bethell diğer gerçekleşen ölümlerin bazılarıydı. Ancak tüm bu ani ölümlere karşın keşfi ziyaret eden birçok kişi de hayatlarına normal bir şekilde devam ettiler. Fakat bunlar lanet efsanesinin önünü almaya yetmedi. Howard Carter ise ağır bir ateşlenme geçirmesine rağmen hayatta kalabildi ve keşiften çok uzun zaman sonra (17 yıl) 2 Mart 1939 tarihinde Lonra’da hayatını kaybetti. Peki tüm bu ardı sıra gelen ölümler gerçekten bir lanet miydi, yoksa bilimsel bir açıklaması var mıydı?

Lanet mi, Tesadüf mü?

Böylesine büyük bir keşfin üstüne bir de lanet olayı eklenince keşif daha da popülerleşti, ilerleyen zamanlarda ise konu ile ilgili birçok film yapıldı ve böylece Antik Mısır günümüzde dünyanın en gizemli konusu hâline geldi. Peki bu ölümlerin arkasındaki sır perdesi neydi?

Aradan yıllar geçtikten sonra ölümlerin nedenleri hakkında ve Tutankamon’un mezarında bir takım incelemeler yapıldı. İncelemeler sonucunda günümüzde de en fazla kabul gören araştırma mezar odası ile herhangi bir şekilde temasa geçen kişilerin ciğerlerinde bir çeşit mantar türünün geliştiği yönündeydi. Vücuda yerleşen bu bakteri insanlarda yüksek ateşe neden oluyor ve solunum sistemlerini etkileyerek boğulmalarına sebebiyet veriyordu.

Konu ile ilgili bilimsel açıklama yapılmıştı, ortada lanet diye bir şey yoktu, bunun sebebi bir tür zehirdi diyebilirsiniz. Fakat ölümlere neden olan bu zehir mezar odasında yıllar içinde kendi kendine oluştu. Peki ya etkili zehirler konusunda oldukça bilgili olan eski Mısırlılar, Tutankamon’un mezarında yıllar içinde oluşacak bu biyolojik silahı bildiği için, aslında lanetin bu olduğunu mu söylemek istemişlerdi?

Konu ile alakalı yapılmış filmler ve video oyunları;
-Firavunun Laneti – 1957
-Mumya Mezarı Laneti – 1964
-Kral Tut’un Mezarı’nın Laneti – 1980
-Tutankamon’un Lanetli Mezarı – 2006 (İzlemek isterseniz bu film sitelerde -Tutankamon’un Laneti diye geçiyor)
-Tutenstein (Çizgi Dizisi)
-Firavun Laneti: Nefertiti’nin Arayışı (Video Oyunu)

Tutankamon’un Lanetli Mezarı filminden bir görsel

Sitemizde yer alan içerikler senbildiye.com adresine ait olup izinsiz veya kaynak gösterilmeden başka bir platformda kullanılamaz.

Benzer İçerikler;

Facebook Yorumlar