Ocak 13, 2019

Osmanlı Denizcisi Piri Reis’in Haritası ve Gizemli Bilgiler!

Karamanlı Piri Reis’in tam doğum tarihi bilinmemektedir. 1465-1470 yılları arasında doğmuştur. Asıl adı Muhyiddin Piri Bey’dir. Fatih Sultan Mehmet zamanında Karaman’dan, İstanbul’a göç ettirilen ailelerin birindendir. Aile bir dönem İstanbul’da yaşamış ve Gelibolu’ya göç etmiştir. Denizciliğe başlamasına vesile olan kişi ise kendisi gibi iyi bir denizci olan amcası Kemal Reis’tir.

Amcası Kemal Reis’in yanında denizciliğe başlayan Piri Reis Akdeniz’de (Sicilya, Korsika, Sardunya, Fransa kıyıları) yapmış olduğu seferleri daha sonra dünyaca ünlü olacak ”Kitab-ı Bahriye” kitabında ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Bu kitap denizcilikte kılavuz olarak kabul edilmektedir.

1511 yılında amcası Kemal Reis bir deniz kasasında hayatını kaybedince Piri Reis Gelibolu’ya geri döndü. Barbaros Kardeşler’in idaresi altındaki donanmada halasının oğlu Muhiddin Reis ile birlikte Akdeniz’de bazı seferlere çıktı, bu dönemde Gelibolu’da kalıp haritaları ve kitabı üzerine çalışmalar yaptı.

Bu çalışmalardan sonra Piri Reis 1513 yılında İlber Yarımadası (İspanya, Portekiz), Atlas Okyanusu, Afrika ve Amerika’nın içinde bulunduğu ilk dünya haritasını çizdi. 1516-1517 yılları arasında İstanbul’a geldi ve Osmanlı donanmasının hizmetine girdi ve rütbe aldı. Mısır Seferi’ne gemi komutanı olarak katıldı ve Kahire’de Nil Nehri’ni çizme fırsatı buldu.

Piri Reis, Kanuni Sultan Süleyman devrinde Portekiz ile devamlı savaş halindeydi. Hint Okyanusu’na 30 civarı gemi ile açılan Piri Reis, kendisinden sayıca iki kat daha fazla Portekiz donanmasını burada yenmeyi başardı. Savaştan kaçan Portekizliler Hürmüz adasındaki kaleye sığındılar. Kalenin etrafı sarıldı ancak Portekizliler hazırlıklıydı bu sebepten işgal edilmedi ve kuşatma kaldırıldı. Bazı tarihçilere göre bu kuşatmanın kaldırılma nedeni Piri Reis’in rüşvet aldığıdır.

Daha sonra donanmasıyla Basra’ya döndü. Tamir edilmesi gereken donanmayı Basra’da bırakarak ganimet yüklü üç gemi ile Mısır’ın yolunu tuttu. Gemilerden birisi yolda battı. Donanmayı Basra’da bıraktığı için bu suç sayıldı ve Mısır’da hapsedildi. Mısır Valisi’nden, divana iletilen konuda Piri Reis kuşatmayı kaldırmak ve donanmayı bırakmak suçlarından yargılandı. Kendisini bakımsız donanma ile denize açılmasının sakıncalarını dile getirerek savunsa da Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanı üzerine 1554 yılında Kahire’de boynu vurularak idam edildi.

1929 yılına gelindiğinde ise Piri Reis’in sırları ortaya çıktı. Topkapı Sarayı’nda genel bir düzenleme yapılıyordu. Müdür Halil Ethem Eldem bir takım haritalar buldu. Bu haritalar oldukça eski ve dünya haritalarının parçalarıydı. Ancak Piri Reis’in çizdiği bu haritaların o dönemde çizilmiş olması imkansızdı.

Müzeler müdürü durumu derhal Ankara’ya haber verdi. Atatürk haritaları inceledi. Daha sonraki yıllarda Kayıp Kıta Mu’nun sırrı ile nasıl ilgilenecekse, bu esrarengiz haritalarında üzerine öyle gitti.

Bu gizemli haritada kuzeyde Grönland, güneyde Antarktika, batıda Florida Yarımadası’na kadar hepsi vardı. Hatta ölçüler, yerler ve şekiller doğru ufak bir derecelik pusula kayması hariç hepsi doğruydu. Peki Piri Reis bu kadar kapsamlı bu haritayı nasıl çizmişti. Buna ek olarak haritada başka gizemli objelerde yer almakta, mesela en meşhuru ok ile gösterilen ve ”Deccal’in Yeri” olduğu söylenen nokta.

Deccal’in Yeri ile ilgili paylaşımı yakında ekleyeceğim, takipte kalın…

Benzer İçerikler;

Yorum Gönder