Kasım 12, 2018 Oyuk Dünya (Hollow) Teorisi!

Oyuk Dünya, Yani Dünya İçinde Dünya veya Yeraltı Şehirleri Kısaca; Hollow Teorisi!

Öncelikle bu tarz mistik konular oldukça karmaşık oluyor, ben size en sade dille anlatmaya çalışacağım;

Başlayalım mı?

İlk önce Agartha ve Shamballa’dan bahsedeceğim. Efsaneye göre çok uzun zaman önce uzaysal kökenli gelişmiş bir ırk, Himalaya Dağları’nın altından sonsuz mağaralar ülkesine, yani konumuz olan Dünya’nın içi denilen bölgeye yerleştiler. Hatta bir çok teoriye göre zaman zaman görülen, iddaa edilen UFO’lar, yani dünya dışı varlıklar uzaydan değil buradan gelmektedir.

Bu uzaysal ırk daha sonra ikiye ayrıldı; Agartha ve Shamballa.

Agartha iyilik, Shamballa ise karanlığı simgeler. Agartha dünya toplumundan uzak kalmayı, Shamballa ise dünyayı ele geçirmek istemektedir. Budizm ve Eski Mısır bu efsaneyi kabul etmiştir. Adolf Hitler ise bu konu üzerinde ciddi araştırmalar yapacaktır.

Antik Mısır Hiyeroglifleri, Sümer Tabletleri, Gılgamış Destanı, Çin Kaynakları, Babil Yazıtları, Tibet Belgeleri hep Dünya içinde başka bir Dünyadan bahseder, ayrıca Kur’an-ı Kerim’de Yecüc Mecüc, Tevrat ve İncil’de Gog, insana benzeyen yeraltı ırklarıdır.

Peki bu teoriyi ilk ortaya atan kimdi?
John Cleves Symmes Jr.
1780 yılında doğup, 1829 yılında vefat eden Cleves bu olayı hayatı boyunca araştırmış ve hatta fazlasını yaşamış ki 1818 yılında önemli onlarca lidere şu mesajı yollamıştı…

“Yeryüzünün içi yaşanılır olduğunu beyan ediyorum. İç içe bir çok katı küreden meydana gelip kutuplardan girişi vardır ve gerçek olduğunu ispat etmeye hazırım. Dünya bana yardım ederse yeryüzünün içini keşfetmek için hayatımı adamaya hazırım.”

Alttaki fotoğraftaki John Cleves’in mezarı ve üstünde Oyuk Dünya yer alıyor.

Cleves belli ki hayatını bu işe adamıştı. Aklınıza Dünyanın Merkezine Yolculuk filmi gelmiş olabilir ve bu filmler hep bu teorilerden yola çıkılarak çekilmiştir. Cleves’in yazdığı mesajlara gelecek olursak, o zamanın liderleri tarafından hiçbirinin dikkatini çekmedi.

Ta ki Adolf Hitler’e kadar…

Hitler’in bu mektuplar dikkatini çekmiş olacak ki, bu konu üzerine gitti ve Oyuk Dünya teorisini araştırmak için bir ekip hazırlattı.

(Burada zamanı biraz ileriye alıyoruz…)

Tarih 6 mayıs 1945…
Müttefikler Berlin’de direnen son Alman birliğinide imha ediyor. Bir gün sonra İngiltere Başbakanı Churchill, Alman ordusuna bağlı tüm birliklerin teslim olduğunu açıklıyor.

2. Dünya Savaşı bittikten 1 ay sonra…
Nazilerin belgeleri titizlikle incelenir ve yaklaşık 2000 kadar özel kuvvetler, jeologlar, doktorlar, fizikçiler, kimyacılar, biyologlar, medyumlar ve mühendislerden oluşan toplam 4300 kişilik bir birliğin Wolf Slotz üssünde konuşlandığını görürler…

Churcill savaşın bittiğini düşünürken, Nazilerin hâlâ bir B planı olduğu hissine kapılır.

Şimdi yıl 1938’e Adolf Hitler’in Oyuk Dünya araştırmasına tekrar geri dönelim.

Herbert Willigut önderliğindeki bir ekip Nazi ırkının kökenlerini aramak için Tibet’e gider. Albay gezi dönüşünde Oyuk Dünya hakkında Tibetli rahiplerden bilgiler alır…
Bilgileri Nazilerin önde gelen devlet adamlarından Himmler’e aktarır…
Bilgilere göre Oyuk Dünya’nın girişlerinden bir tanesi kutuplardadır. Himmler, Adolf Hitler’den acil şekilde toplantı talep eder. Hava kuvvetleri komutanı Herman Göring’in de katıldığı bu toplantı adeta bir sunum anlatımına dönüşür.

Hitler, Oyuk Dünya’nın girişini bulması için Herman Göring’i yetkilendirir. 1939 yılında Naziler 3 denizaltı ve 5 gemiden oluşan bir keşif birliğini kutuplara gönderir, birlik bölgenin detaylı haritasını çıkartır ve Oyuk Dünya’nın giriş noktasını tespit edilir.

Tarihler 1940’ı gösterdiğinde Adolf Hitler, Oyuk Dünya’nın girişinde bir üs kurulmasını bildiren emri imzalar. General Göring, Uboat tipi denizaltısı ile yola çıkıp uygun yeri tespit etmesinin ardından gemilerle bölgeye malzemeler sevk edilerek Wolf Slotz kurulur.

Naziler, kadim ve gizli uygarlıkların sırları izindeydi. Bu gizli gerçeklere ulaşmak için, dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş, resmi olarak desteklenen Ahnenerbe’yi kurdular. ABD’nin teknolojide çağ atlamasının sebebi, Ahnenerbe’yi deşifre etmesinden sonra yaşandığı söylenir.

1945 yılına tekrar dönecek olursak, Churchill bu bilgileri edindiğinde paranoya olur. Nazilerin yeraltına saklandıklarını, üstün silahlar yapıp tekrar saldıracağını düşünür…

CIA Nazilerin tüm belge ve araştırmalarına el koymuştur. Binlerce Alman askeri sorgulanır tüm elde edilen bilgiler CIA’ye aktarılır.
Yapılan araştırmalarda “Sadece Führer’in A Sınıfı Sualtı Botları Birliğinin Kaptanına” isimli bir belge bulunur. Belge yüksek gizlilikteki 38 haritadan oluşuyordu. Daha net söylemek gerekirse, Antarktika buzlarının altında Agartha adlı bir şehre giden sualtı koridorları mevcuttu.

Bulunan bu belge üzerine CIA’nın verdigi raporlar doğrultusunda dönemin Amerikan başkanı Harry Truman’ın emri ile Amerikan Deniz Kuvvetleri “Çok Gizli” ibaresi altında 26 Ağustos 1946’da Operasyon Highjump’ı başlatır.

Operasyon gücü 13 gemi, 33 uçak ve 4700 personelden oluşuyordu. Operasyonun gerçek amacı Oyuk Dünya’ya girmek ve Nazi üssünü bulmaktı. Ancak bu gizli görev bölgede bir Amerikan araştırma üssü kurup jeolojik, coğrafi ve meteorolojik araştırmalar yapmak olduğu lanse edildi.

Filo ilk olarak Markiz Adaları’na ulaşarak 12 Aralık 1946’da Handerson Hava İzleme İstasyonu’nu kurdu. Daha sonra Peter Adası’na vardı, burada 10 gün süre ile keşif uçuşları yapıldı. Filo son olarak rotasını, Oyuk Dünya girişinin bulunduğu söylenen Balina Körfezi’ne çevirdi.

Sonraki yıllarda askerlerin verdiği ifadelere göre ekip, su altından çıkan disk şeklinde araçların saldırısına uğrayarak ağır zahiyat verdiler.

Toplamda 3 gemi 8 uçak kaybeden filo geri çekildi, basına çığ düşmesi gibi hadiseler sonucu kayıpların meydana geldiği bilgisi verildi.
En son 2004 yılında bir kere daha enkaz arama girişiminde bulunulduysa da bir sonuca ulaşılamadı…

Oyuk Dünya (Hollow) Teorisini destekleyen bilgiler;

26 Ocak 1967’de ESSA-3 uydusu tarafından çekilen fotoğrafta fark edilen oyuk, 23 Kasım 1968’de ESSA-7 uydusu tarafından daha net fotoğraflanmıştır.

Bu fotoğraf ise 11 Eylül 2005’teki NASA fotoğraf uydusundan alınma. Bunlar dünyanın kuzey kutbundaki aurasını göstermekte. Fotoğraflar kuzey kutbunda gece iken çekilmiş. Buradan yapılan çıkarım ile dünyanın merkezinde ayrı bir ışık kaynağı olduğu varsayımı gelişiyor.

Jeoloji bilimine göre dünyada bir delik açıp aşağı doğru inerseniz ısı magmaya yaklaşıldığı için gitgide artmalıdır. Fakat Kazakistan’da yapılan yer altına 12 km’lik sondajlarda ısının sabit kaldığı görülmüş bu durum dünya jeoloji literatürünü baştan aşağıya çökertmiştir.

29 Eylül 1981 NY Times’da çıkan ha­berde, Rusya ve Azerbaycan’da yapılan delgi deneylerinde; 10 km derinliğe ulaşıldığında sıcaklık artması beklenirken, ısının düştüğü gözlemlenmişti. Dünyanın içindeki ısı kaynağı ya başka bir şeydi, yada dünyanın içi sanıldığı gibi sıcak değildi.

Kuzey ve Güney kutup dairelerinin bulunduğu yerlerde bu dünyaya açılan büyük deliklerin olduğu, bu deliklerin uzaydan çekilen fotoğraflarda açıkça görüldüğü fakat görüntülerin karartıldığı ve gizlenmeye çalışıldığı söylenmektedir.

Altta yer alan görselin, Rus MİR Uzay İstasyonu tarafından çekilmiş gerçek fotoğrafı. Fotoğrafta görülen vorteksin (girdap) oluşumu iddiaların gerçekliğini kuvvetlendiriyor.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı bilgisayarından, telefon ile çekilmiş bu fotoğrafta kutup yörüngeli uyduların uçuş planları yer almaktadır; Fakat 115° ile 155° Doğu boylamları arasında bir uydu yörüngesi bulunmamaktadır.

Günümüzde Güney Kutbunda yapılan araştırmalarda, donmuş halde olan mamutlar bulunmuş ve bu mamutlar incelendiklerinde midelerinde tropikal bitkilere rastlanmıştır.

Tüm bu bilgiler Oyuk Dünya için tabii ki kanıt niteliğinde olamaz, sadece şüpheleri daha da arttırıyor.
Her ne kadar çok ilginç gelse de günümüzde Oyuk Dünya Teorisine inanan çok sayıda insan var.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Benzer İçerikler;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir