Haziran 14, 2019 Tüyler Ürperten Yeraltı Mezarlıkları! (Capuchin Ve Paris)

Tüyler Ürperten Yeraltı Mezarlıkları! (Capuchin ve Paris)

Bu içerikte sizlere dünyanın en ürpertici 2 yer altı mezarlığını tanıtacağım. Bu tanıtımımız da kafatasları, iskeletler ve mumyalar olacak, görseller rahatsız edici olabilir bu yüzden baştan uyaralım.
Sıkıntı yok diyorsanız, buyrun başlayalım o zaman;

1 – Capuchin Manastırı;

İtalya’nın Palermo şehrinde bulunan bu manastır 16. yüzyılda din adamlarına ev sahipliği yapmıştır. Bir çeşit formül ile cesetlerin bozulmadığını keşfeden keşişler öldüklerinde mumyalanarak bu manastır altında oydukları katakomblarda (yer altında ölülerin defnedildiği yapılar) defnedilmek istemiştir.

1600 yılından itibaren cesetler alkol, gliserin, salisilik asit ve çinko tuzları gibi çeşitli kimyasallar ile mumyalanıp buradaki çeşitli bölgelere yerleştirildi. Bir süre sonra keşişlerin yanı sıra yaşamını yitiren halktan insanlar da burada defnedilmeye başlandı. Çocuklar, kadınlar, erkekler, bakireler, rahipler statülere ayrılarak defnedildi. 1600 yılından 1880 yılına kadar bu katakomblarda 8 bin ceset 1250’den fazla mumya (Eurac tarafından yapılan sayımla) olduğu tespit edildi.

1880 yılında kullanıma kapatılsa da yine o zamanın ünlü isimleri bu manastırda mumyalanmaya devam etmiş, ta ki 1920 yılında Papa’nın emriyle kesin bir şekilde kapatılana kadar. Bu manastıra en son defnedilen kişi Rosalia Lombardo adında 2 yaşındaki kız çocuğudur. Rosalia Lombardo’nun babası General Mario Lombardo ispanyol gribi nedeniyle kaybettiği kızının ölümüne çok üzüldüğü ve toprağa vermeye kıyamadığı için mumyalattığı söylenir.

Rosalia’nın bedeni yaklaşık 100 yıl geçmesine rağmen bozulmadan günümüze ulaşmıştır. ”Uyuyan Güzel” lakaplı Rosalia’yı mumyalayan mumya ustası Salafia’nın bu sırrı yıllar boyunca araştırıldı. Tesadüf eseri bulunan bir el yazmasında mumyalama işlemini nasıl yaptığı açıkça yazmaktadır. Araştırmacılar manastırda hâlâ çalışmalarını sürdürürken bu gizemli yer meraklıları için ziyaretçilerine açık.

2 – Paris Yer altı Mezarlığı;

Fransa’nın başkenti Paris’te Louvre Müzesi başta olmak üzere Eyfel Kulesi, Notra-Dame gibi bir çok gezilecek yer var. Ancak bir de bunların dışında 6 milyon insanın kemiklerine ev sahipliği yapan devasa bir yer altı mezarlığı var. Paris Katakombu!

Bu yerin hikayesi şöyledir; Paris şehri her zaman kalabalık bir şehir olmuştur. Şu an en kalabalık şehir olmasa da bir dönem dünyanın en kalabalık şehriydi, hatta dünyanın kayıtlı olarak 1 milyon üstünde nüfusa sahip olmuş ilk şehri Paris’tir. Bu kalabalığın tabii ona göre de sorunları vardı. 1780’li yıllarda mezarlar o kadar dolmaya başlamıştı ki toprak da çökmeler meydana geldi ve o dönemlerde mezarlıklara gidilmesi yasaklandı. Fakat dolan mezarlar ve çökmelerin yanı sıra çok daha büyük bir sorun vardı, salgın. Ölülerin çok fazla olması Paris halkı için bir tehdit olmaya başlamış, salgın hastalıklar boy göstermişti. Paris yönetimi acil bir çözüm bulma arayışına girdi.

Çözümü eski bir taş ocağında buldular, ölüler buraya getirilecekti. 1782 yılında gerekli çalışmalar başlatıldı ve 1785 yılında yasa hâline geldi. Mezarlıklardan milyonlarca iskelet bu eski taş ocağına, sadece geceleri olmak üzere taşınmaya başlanmış ve bu taşıma işi uzun yıllar sürmüştür. İnsan kemikleri ilk zamanlarda dağınık bir şekilde koyulsa da 1810 yılında başa geçen görevli kişi Hericart de Thury burasının dağınık bir mezarlıktan ziyade insanların ziyaret edebileceği, turistik bir bölge hâline gelmesi için çalışmalar başlatmıştır. İnsan iskeletleri dağınık bir şekilde atılmıyor, tek tek düzgün bir şekilde istifleniyor, iskeletlerden gizemi hâlâ çözülmemiş bir takım semboller yapılıyordu. İnsan kemikleri üzerinden sanat icra etmek ne kadar etik bilemiyorum ama Thury bu mezarlığı büyük bir sanat merkezine dönüştürmeyi başarmıştı. Zaman zaman ziyarete açık, bazen yasak olan mezarlık 19. yüzyılda ziyaretçi rekorlarına imza attı. En son 2009 yılında kapatılan mezarlık aynı yıl tekrar açıldı.

Bugün bu mezarlığa girmek öyle kolay değil, çünkü her gün binlerce kişi kapısında saatlerce sıra bekliyor. Eğer gitme fırsatınız olursa sabah erken saatlerde giderseniz pek fazla sıra beklemeden girmeyi başarırsınız. 15 euro civarında bir ücreti olan mezarlık, meraklıları için ilk uğrak noktalarından biri. Mezarlığa inmek için 130 basamaklı bir merdivenden aşağıya iniyorsunuz, sonra kilometrelerce uzunlukta her yerde insan kemikleri ve kafatasları bulunan yerlerden geçiyorsunuz. Çok büyük olan bu mezarlığın sadece ufak bir kısmı ziyarete açık. Ufak dediğime bakmayın, saatlerce gezseniz yine bitiremezsiniz.

Benzer İçerikler;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir