Kasım 4, 2018

Yeşil Yol Filmine İlham Olan Çocuk; George Stinney!

1944 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Carolina Eyaleti’ne bağlı Alcolu bölgesinde iki küçük kız çocuğu kayboldu. Gece ilerleyen saatlerde kızlar evlerine dönmeyince bölge halkı korkuya kapılmış ve iki kız çocuğunu arama koyulmuştu. Kızlar en son bisiklet sürerken görülmüşlerdi.

Bu küçük kız çocukları 7 yaşındaki Mary Emma Thames ve 11 yaşındaki Betty June Binnicker’dı. Bölge halkı ve polislerin arama çalışmaları sonucunda bir fabrikanın yakınlarında çocukların cesetleri bulundu. Daha sonraki incelemelerde kız çocukları metal bir parça ya da bir silahla dövülerek öldürülmüşlerdi.

Irkçılığın yoğun yaşandığı o yıllarda gözler hemen siyahi kişilere döndü. Kasaba halkı öfkeliydi, hemen suçlu bulunup idam edilmesi için baskı yapıyordu. O bölgede yaşayan Stinney ailesinin iki erkek çocuğu George Stinney ve abisi Johnny Stinney göz altına alındı ve daha sonra abisi Johnny’i saldılar fakat George tutuklu kalmaya devam etti.

George Stinney’e suçunu itiraf etmesi için baskı yapıldı, bunlar yetmeyince aç bırakıldı ve itiraf edersen yemek vereceklerini söylediler. George Stinney suçunu itiraf etmeyince bu sefer onun adına bir savunma yazıldı. George kızları takip etmiş ve daha sonra kızları öldürerek onlara tecavüz etmeye çalışmıştı.

Fakat bu yalandan yazılmış itiraf tıbbi muayene raporlarında desteklenmese de örtbas edildi ve George mahkemeye bu itiraf ile çıkarıldı. Mahkeme çok uzun sürmedi çünkü devlet 14 yaşındaki George’un karşısındaydı. Siyasetçiler, George’un avukatı ve jüriler bile çok kısa sürede kararını vermişti. Genç çocuk yargısız infaz edilmişti, karar idamdı.

Bu çocuk sadece siyah bir cilde sahip olduğu için hiç kimse onu savunmadı. Ailesine tehditler geldi ve yaşadıkları yerden dahi uzaklaştırdılar. George elektrikli sandalye ile idam edilecekti, süre çok uzun tutulmadı ve infaz sadece 83 gün sonra 16 Haziran 1944 olarak belirlendi.

O gün geldiğinde George Stinney ölmek istemediğini haykırdı, çığlıklar ile hücresinden çıkarılarak infaz odasına getirildi. Boyu o kadar kısaydı ki elinde tuttuğu incili oturduğu yere koydular. Daha sonra bağlayarak George’a; ”Son sözün nedir?” diye sordular, George cevap vermedi ve sadece başını iki yana salladı. Gözyaşları yanaklarına akan küçük çocuğa elektrik verilmeye başlandı, kafasına takıldığı maskeden yanan saçları gözüküyordu, ağzından tükürükler çıkmıştı. Yaklaşık sekiz dakika sonra George Stinney hayatını kaybetti ve Amerika tarihinin en genç idam edilen vatandaşı olarak kayıtlara geçti.

Güney Carolina’da artık adalet yerini bulmuş, iki kız çocuğunu canice öldüren bu kişi acılar içinde idam edilmiş, kasabalı artık rahatlığa ve huzura kavuşmuştu. Böylesine cani bir insan artık aralarında yer almıyordu!
George Stinney infazdan bir gün sonra 17 Haziran 1944’de ailesine verildi ve aile yanmış çocuğunu toprağa verdi…

Aradan 60 yıl geçtikten sonra 2004 yılında yine o bölgede büyüyen tarihçi George Frierson okuduğu bir gazete küpüründen sonra bu olayı araştırmaya başladı. Birkaç avukat ile birlikte dava yeniden açıldı, uzun süren davanın sonucunda 2014 yılında Hakim Carmen Mullen toplanan kanıtlar sonucunda George Stinney’in adil bir şekilde yargılanmadığını, jürilerin özellikle beyazlardan seçildiğini, adli tıp sonuçlarının göz ardı edildiğini ve savunmalarda ne bir imza ne bir mührün yer aldığını ve daha birçok nedenden dolayı çocuğun haksız yere idam edildiğini belirtti ve George Stinney ölümünden 70 yıl sonra suçsuz bulundu.

Carmen Mullen

Goerge Stinney geç gelen adalet ile suçsuz olduğu ortaya çıkmıştı, 14 yaşındaki bu küçük çocuk yalnızca siyah bir tene sahip olduğu için haksız yere idam edilmişti.

Benzer İçerikler;

Yorum Gönder