Mart 12, 2019

Dünyanın En Büyük Elmas Soygunu; Antwerp Soygunu!

Yıl 2003…
Yer Belçika…

Avrupa elmas pazarının kalbi olarak bilinen Belçika’da ki Antwerp Elmas Merkez Binası toplamda 5 kişi tarafından soyuldu. Ama buraya giriş kesinlikle imkansızdı! Ya da imkansız diye bir şey yok muydu?

Antwerp Elmas Bankası, Belçika

Soygundan 5 ay öce…

İtalyan Leonardo Notarbartolo, İtalya’da küçük soygunlar yapan bir hırsızdır, işleri daha da büyütmek için Belçika’ya gelir. Antwerp Elmas Merkez binasında bir ofis tutar. Tabii aklında burayı soymak gibi bir düşüncesi yoktur, sadece iş amaçlı buraya yakın olmak istemiştir.

Bir gün Leanordo’nun yanına iş yaptığı Yahudi bir elmas tüccarı gelir ve ‘‘Seni bir soygun için tutmak istiyorum. Elmas Merkezini soyacaksın” der. Leonardo ise oldukça şaşırmakla beraber tüccara bunun imkansız olduğunu söyler.

Ancak elmas tüccarı, içeri girip fotoğraflar çekmesi karşılığında Leonardo’ya 100 bin dolar teklif edince, Leonardo kendini bir anda Merkez Binasında bulur.

Leonardo o çevreden biri olduğu ve önceden binada kendine ait bir kasa da kiraladığı için bu iş çok zor olmaz. Kalem şeklinde taşıdığı bir kamera ile fotoğrafları çeker ve fotoğrafları tüccara teslim eder…

Aradan 5 ay geçtikten sonra Tüccar’dan, Leonardo’ya bir telefon gelir. Tüccarın yanına giden Leonardo, burada soygun için yapılan planları ve soyulacak kasanın birebir aynısını görür. Kasanın içinde ismini bilmediği 3 adam vardır. Tüccar, bu 3 kişiden biri olan ”Dahi” ismini verdikleri adamı ”Dünyada kıramayacağı hiç bir şifre yok” diye tanıştırır.

Soygun günü: 15 Şubat 2003…

Çete harekete geçer ve binanın balkonunu kullanarak içeri girerler. Dahi, buradaki tüm sensörleri devre dışı bırakır. Oradan da artık güvenli olan terasa çıkarlar. Daha sonra Dahi sismik sensörlerini, radarı, manyetik alan sensörünü de devre dışı bırakır. Dahi, aşılması imkansız olan toplamda 10 güvenlik engelini devre dışı bırakır.

Dahi’nin Aştığı Güvenlik Engelleri

Bugün bile ne polis, ne de Leonardo, Dahi’nin bunları nasıl yaptığını bilmiyor. Soyguncular önce 6 ton ağırlığındaki çelik kapıyı sonra 140 tane bulunan küçük kasaların 123’ünü bir bir açarlar. 100 milyon dolar değerindeki elmas torbalarını alıp çıkarlar.

Daha sonra otomobille olay yerinden kaçarlar. Ancak bir terslik vardır, elmas yerine torbaların içinden boş kağıtlar ve bir miktar para çıkar. Hiçbirinde elmas yoktur. Paniğe kapılan çete, tüm bu torbaları ormanlık bir alana atarak ayrılır. Leonardo ise soyguncuları bir daha hiç görmemiştir.

Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra polisler ormana attıkları kağıtlarda Leonardo adına düzenlenmiş bir fatura bulur. Polis bu kanıtları kullanarak Leonardo’ya ulaşır ve Leonardo tutuklanır.
Elmaslar çalınmıştı ama neredeydi? Leonardo, çalınan elmaslar bulunamasa da soygundan 10 yıl hapis cezasına çarptırılır.

Leonardo’ya elmasların nerede olduğu sorulduğunda, şu cevabı verir: ”Elmas tüccarları beni kullandı, kasalar zaten boştu.”
Ancak kasalar boş değildi… Çalınan 100 milyon dolar değerinde elmaslar ortada yoktu.

Olaydaki en muhtemel sonuç, Leonardo kullanılmıştı evet ancak elmaslar çalındıktan sonra. Tüccar farklı adamlarla otomobile yüklenen elmas torbalarını yer değiştirmiş ve değiştirdiği torbaların içine Leonardo’dan bir kanıt bırakmıştı. Ya da Leonardo’da başından beri işin içindeydi, kim bilir…

Sonuç olarak; Araştırma amaçlı binaya giren Leonardo’ydu, Tüccar ve 3 kişiye ait polislerde hiç bir iz yoktu.
Bu anlattığımız soygun hikayesi, Leonardo Notarbartolo’nun Amerikan Wired dergisine anlattığında ortaya çıkmıştır.

Diğer 3 soyguncu, Yahudi tüccar ve 100 milyon değerindeki elmaslar bugün hala bulunamadı.

İlgili İçerikler;