Sıra Dışı HayatlarSuç ve Şiddet

Julia Pastrana: Ölümü Bile Ona Huzur Getirmedi!

Julia Pastrana: Ölümü Bile Ona Huzur Getirmedi!

Julia Pastrana 25 Mart 1834 tarihinde Meksika’nın Sinaloa eyaletinde dünyaya geldi. Genetik bir hastalık yüzünden yüzü ve vücudu düz siyah kıllar ile kaplıydı. Burnu ve kulakları normalin dışında oldukça büyük, çenesi ve dişleri düzensiz gelişmişti. Nadir bir rahatsızlığa sahip Julia’nın ayrıca dudak ve diş etleri de anormal şekilde kalındı.

Tedavisi yoktu;

Julia’nın bu rahatsızlığına o zamanlarda doktorların yapabilecek pek bir şeyi yoktu. Julia, doktorlar ve hatta bilim adamları tarafından insanlık dışı müdahalelerle incelendi. Alexander B. Mott isimli bir doktor Julia’nın bir insan ve orangutan çiftleşmesi ile dünyaya geldiğini bile dile getirmişti.

Julia Pastrana

Julia için hayat özellikle o yıllarda çok fazla acımasızdı. Bu hastalığı ona hayatının her anında sıkıntılar yaşattı. İşe alınmadı, alınsa da kısa bir süre sonra çıkarıldı. Görünüşü normal yaşantısına engel oluyor ve geleceğini o dönemlerde büyük ilgi gören ucube sirklerine doğru sürüklüyordu.

Ucube sirkleri;

Annesi ölene kadar annesi ile birlikte yaşayan Julia Pastrana daha sonra sirklerde çalışmaya başladı. 20 yaşında bu sirklere adım atan Julia, Amerika’nın birçok yerinde, Avrupa ve tüm dünyada gösterilere çıktı. ”Ayı Kadın, Sakallı Kadın ve Maymun Kadın” isimleri ile afişlerde yer aldı, insanları güldürmek, şaşırtmak ve eğlendirmek için sahnelere çıktı.

Julia Pastrana bu gösteriler sırasında daha sonra menajeri olacak Theodore Lent ile tanıştı ve ikili kısa bir süre sonra evlendi. Fakat Lent’in bu evliliği sadece Julia’nın üzerinden para kazanma üzerine kuruluydu. Bu çiftin gösteri için bulundukları Moskova’da bir çocukları dünyaya geldi. Julia çocuğunu dünyaya getirdiğinde 26 yaşındaydı.

Hayata erken veda etti;

Fakat bu bebek Julia Pastrana ile benzer özelliklerle doğdu ve bu yüzden sadece üç günlük iken hayatını kaybetti. Bebeğin ölümünden sonra ise sadece 2 gün sonra Julia Pastrana’da, doğum sonrası aldığı ilaçlar sebebiyle hayatını kaybetti.

Fakat Julia Pastrana ölümünden sonra bile huzura kavuşamadı. Kocası Lent bebeğini ve eşini defnetmek yerine onları mumyalara dönüştürdü ve cam fanusların içinde sergilemeye başladı. Lent bir süre sonra Julia gibi özelliklere sahip başka bir kadınla evlendi. Julia’nın ve bebeğin mumyasını ise Moskova Üniversitesi’nde görev yapan Profesör Sukolov’a sattı.

150 yıl boyunca defnedilmedi;

Julia’nın ve bebeğinin bedenleri bir asırdan uzun bir süre boyunca tüm dünyayı gezerek sergilendi. Bu geçen uzun zaman zarfında Julia’nın cesedi defalarca kez zarara uğradı. 1979 yılında Julia’nın cesedi çalındı ve yine oradan oraya gezdirildi. Nitekim 1990 yılında ortaya çıkan ceset Oslo Üniversitesi’nin anatomi bölümünde bir tabutun içinde tutularak korunmaya alındı.

1994 yılında Julia gömülmek istendi fakat bilim insanları buna müsaade etmeyerek cesedi incelemek istediler. Julia Pastrana’nın cesedi nitekim 2013 yılının Şubat ayında, doğduğu ülke Meksika’ya gönderilerek yine doğduğu yerin yakınlarındaki Sinaloa de Levya Mezarlığı’na ölümünden tam 153 yıl sonra bir tören ile defnedildi. Törene yüzlerce insan katıldı.

Julia Pastrana ne hayatı boyunca ne de ölümünden sonra hiç huzuru tadamadı. Oysa Julia Pastrana dış görünüşünün altında mükemmel özelliklere sahipti. Çok yetenekli bir dansçıydı, muazzam bir sese sahipti ve üç dil konuşabiliyordu. Ama insanlık ona her zaman bir canavar gözüyle baktı.

Julia Pastrana’nın hayatı daha kendisi defnedilmeden 1964 yılında beyazperdeye uyarlandı. Filmin adı The Ape Woman (Sakallı Kadın). İzleyeceklere şimdiden iyi seyirler…

Instagram | Uygulama | YouTube | Destek Ol

Yorumlar