Tarih & Antik Çağ

Karanşebeş Muharebesi: Tarihin En İlginç Savaşı!

Karanşebeş Muharebesi: Tarihin En İlginç Savaşı!

Dünya tarihinde birçok ilginç savaş yaşanmıştır. Çok kısa süren savaşlar, yüzyıllar süren savaşlar, Avustralya’da develere karşı yapılan savaşlar, 2. Dünya Savaşı’nda silahlara karşı koşan atlı süvariler ve daha birçoğu. Ancak bu anlatacağımız Karanşebeş muharebesi belki de dünya tarihinin en ilginç savaşı denilebilir.
Öncelikle bu savaş Osmanlı ve Avusturya kaynaklarında farklı geçmektedir. Avusturyalılara ait mevcut kaynaklar savaştan yaklaşık 59 yıl sonra yazılmış ve kendi taraflarını hiç iyi göstermeyen olaylar anlatılmıştır;

Keşfe çıkan süvariler;

17 Eylül 1788 tarihinin akşamında başlayan olaylar Osmanlı kuvvetleri ile savaşacak olan Avusturya birlikleri arasında gerçekleşmiştir. Yaklaşık 100 bin kişilik Avusturya ordusu günümüzde Romanya’nın Caransebeş şehri yakınlarında kamp kurarlar.
Hussar yani hafif süvari birliği ilk önce keşfe çıkar ve Timiş nehrinin karşı yakasına geçerler, fakat Osmanlı ordusuna dair hiçbir iz bulamazlar. Hussar birliği yolda bir çingene konvoyuna rastlar ve çingeneler bu askerlere içki satmak isterler. Fiyattan memnun kalan hussar birliği çingenelerden fıçı fıçı içkiler alırlar.

Daha sonrasında nehri bir başka piyade birliği geçer ve burada parti yapan, içki içen birlikleri görünce onlara katılmak isterler. Ancak hussar birliği piyadeler ile içkilerini paylaşmak istemez. İki birliğin arasındaki çıkan tartışmalar şiddetlenir ve böylece hussar ve piyadeler arasında bir arbede çıkar.
Küçük bir tartışma çok büyük sonuçlar verecektir ve bu tarihi olay tam da burada başlar. Piyadelerden birkaç kişi çatışmanın sonra ermesi ve hussarları kokutma amaçlı Turcii! Turcii! diye bağırır. Turci romanca Türkler anlamına gelmektedir. Bu bağrışmaları duyan hussarlar Türkler geldi zannederek kaçmaya başlarlar. Hussarların kaçışını gören piyadeler de onlarla birlikte kaçışmaya başlar.

Avusturya’nın karma ordusu;

Avusturya Ordusu Lombardlı İtalyanlardan, Balkan Slavlarından, Avusturyalılardan ve birçok azınlıktan oluşan karma bir ordudur. Bu nedenle askerler birbiri ile anlaşmakta zorlanmaktadır. Zira durumu düzeltmeye gayret eden Avusturyalı komutanlar ”Halt! Halt!” diye bağırmaya başlar. Halt kelimesi Almanca ”Durun” anlamına gelmektedir. Fakat Almanca bilmeyen diğer askerler bu kelimeleri ALLAH! ALLAH! diye anlayınca durumlar daha da kötüleşir ve olaylar artık önünü alamayacakları bir kargaşaya doğru sürüklenir.

Hussar birliği Karanşebeş’te kurdukları kampa doğru son sürat kaçmaktadırlar. Ancak dört nala koşan atları gören kamptaki kumandanlar, Osmanlıların saldırıya geçtiğini sanarak kendi askerlerine saldırı emri verir. Topçulara emir veren kumandanlar kendi birliklerini bombalamaya başlar.
Kampta çatışma seslerini duyan askerler artık gördükleri her gölgeyi Türk zannedip ateş etmeye başlar. Ancak ortada tek bir Türk yoktur. Bir yanlış anlaşılma ile başlayan çatışmanın neticesinde İmparator II. Joseph atıyla kaçarken atını bir çaya sürer ve bu sırada attan düşerek sakatlanır.

Osmanlı Ordusu gelir;

Daha sonrasında tüm ordu geri çekilir ve aradan iki gün geçtikten sonra bölgeye ulaşan Osmanlı ordusu her yerde ölü askerler ile karşılaşır. Avusturya ordusu yaklaşık 10 bin asker kayıp vermiş, Osmanlı ordusu ise Karanşebeş şehrini savaşa girmeden rahatlıkla ele geçirmiştir.

Avusturya kaynakları içinde Karanşebeş savaşı ile alakalı en eski kaynak, olaydan 59 yıl sonra A. J. Gross-Hoffinger tarafından yazılan ”Geshicte Hosephs des Zweiten” isimli tarih kitabıdır.
Not: Okuduklarınız ise bizzat bu kitaptan alıntıdır, Osmanlı kaynaklarından değil.

Instagram | Uygulama | YouTube | Destek Ol

Benzer İçerikler;

Yorumlar