Suç ve Şiddet

Napalm Kızı Lakaplı Kim Phuc ve İlham Veren Hikayesi!

Kim Phuc: Vietnam Savaşı’nın Sembolü Napalm Kızı!

Muhtemelen hemen alttaki bu fotoğrafı daha önce mutlaka bir yerlerde görmüşsünüzdür, dünyanın en meşhur fotoğraflarından biridir. Savaşın aslında ne demek olduğunu ve ne gibi sonuçlar doğurduğunu gözler önüne seren en etkileyici görsellerden biridir. Bugün ise size ortada koşan Kim Phuc isimli çıplak kızın hikayesinden bahsedeceğiz. Kim Phuc ya da tam adıyla Phan Thi Kim Phuc 6 Nisan 1963 tarihinde Saygon’un kuzeyindeki bir köyde dünyaya geldi. Kim Phuc ismi Vietnamca Altın Mutluluk anlamına geliyordu. Fakat o da ülkesindeki birçok çocuk gibi savaşın ortasına doğmuştu…

Vietnam 1972

Napalm Kızı;

Tarih 8 Haziran 1972 ve savaşın en kanlı günlerinden biri. Vietnam halkından bazı kişiler ve özellikle çocuklar her yere atılan bombalardan kaçmak için bir tapınağa sığındı. Ancak çocuk, yaşlı ve sivil ayırt etmeden her yere atılan kimyasal bombaların tam 8 tanesi bu tapınağın üstüne atıldı. Napalm bombası belirli sayıda yanıcı sıvıların, pelteleştirilmiş benzin ile karışımından elde edilen kimyasal bir silahtır. Tapınağa atılan bu kimyasal bombanın ardından hayatta kalan çocuklar vücutları yanık içinde ağlayarak ve çığlıklar atarak kaçmaya çalışırken savaş fotoğrafçısı Nick Ut kendisine Pulitzer Ödülü’nü getirecek o meşhur fotoğrafı çekti.

Kaçan çocuklar arasında koşan 9 yaşındaki çıplak kız ise Vietnam Savaşı’nın ne denli dehşet içinde olduğunun isimsiz sembolü haline geldi ve kendisine Napalm Kızı takma adı verildi. Elbette savaş bu fotoğraftan utanç duyan Amerika’nın pişmanlığı sonucunda sona ermedi, tam üç yıl boyunca savaş tüm acımasızlığı ile devam etti. Kim Phuc gibi birçok çocuk ve sivil hayatını kaybetti. Ancak bu sırada fotoğraf Amerika’yı dünya basınında güç durumda bıraktı. Her ne kadar Amerika için bir şey ifade etmese de kendi ülkesinde de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde protesto gösterileri yapıldı. Nitekim savaş 1975 yılında sona erdi. Peki o küçük kıza ne olmuştu?

Olaydan sonra Kim Phuc;

Kim Phuc bombanın düştüğü o günden sonra 14 ay hastanede yattı. Vücudunun yarısından fazlasında 3. dereceden yanıklar vardı, sol eli kemiğine kadar yanmıştı. Doktorlar Kim için ümitsizdi, küçük çocuğun bu savaşı kaybedeceğini düşünüyordu. Ancak tüm bu dayanılmaz acılara ve defalarca acıdan bayılmasına rağmen Kim, hayatta kalma savaşını kazandı, annesi hep başucunda beklemişti. Kim, tüm çocukluğunu hastanede geçirdiği için büyüyünce doktor olmaya karar vermişti.

1982 yılına gelindiğinde Hollandalı bir gazeteci Kim Phuc’ı bulmak istedi ve Vietnamlı yetkililere ricası üzerine Kim Phuc bulundu. O sırada Kim, hayali olan doktorluk için tıp eğitimi alıyordu. Bulunduktan kısa bir süre sonra tüm dünyadan gazetecilerin ilgi odağı oldu. Fakat Kim Phuc bu durumdan kısa süre sonra rahatsız oldu ve 1986 yılında hükumetin desteği ile tıp eğitimi alması için Küba’ya gönderildi. Fakat ne yazık ki Kim, hala devam eden sağlık sorunları nedeniyle doktorluk eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Okuluna devam edemese de, Küba onun için ayrı bir önem kazanmıştı, çünkü hayat ortağı Bui Huy Toan ile burada tanışarak dünya evine girdi ve bir süre sonra da bir oğlu oldu.

1994 yılında UNESCO iyi niyet elçisi olarak seçilen Kim Phuc 2003 senesinde eşiyle birlikte Kanada’ya taşındı. Vücudunun her yeri yanık içinde olan Kim, o kadar güçlü bir insandı ki; ”Ne kadar şanslı biriyim ki, yüzümde hiç yanık izi yok.” diyebiliyordu. Fotoğrafı çeken Nick Ut ise o anı şu sözlerle anlatıyordu; ”Fotoğrafı çektiğim o gün kasabadan ayrılmak üzereydim ve tam o esnada iki uçağın dörder tane bomba attığını gördüm. Birkaç dakika sonra çığlıklar içinde insanlar kaçışmaya başladı. O gün bir sürü fotoğraf çektim. Kim çok kötü bir haldeydi, ölecek sandım. Bana su verin diye bağırıyordu, ona su verdikten sonra kendisini arabama alıp 15 kilometre uzaklıktaki hastaneye götürdüm. Hastane tıka basa doluydu, kimse ilgilenmiyordu. Gazeteci olduğumu ve kızın ölmemesini istediğimi bağırdıktan sonra Kim ile ilgilenmeye başladılar”

Kim Phuc ve oğlu

Kim Phuc ve Anma Konuşması;

11 Kasım 1996 tarihinde Amerika’da gerçekleştirilen Vietnam Savaşı’nı Anma ve Gaziler Günü törenine Kim Phuc da davet edildi. Kim, kürsüye çıktığında yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; ‘Bugün burada sizlerle olmaktan çok mutluyum. Bana bu özel günde sizinle birlikte olma ve konuşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Bildiğiniz gibi ben Napalm Ateşi‘nden kaçan küçük kızım. Şimdi savaştan konuşacak değilim çünkü tarihi değiştiremem. Sizden sadece savaşın trajedisini hatırlamanızı ve insanların birbirini öldürmelerini durdurmak için bir şeyler yapmanızı istiyorum.

Maddi ve manevi olarak birçok acı yaşadım. Bazı zamanlar öleceğimi düşündüm fakat Tanrı beni kurtardı, bana inanma gücü ve umut verdi. Yanıklarım yüzünden ne evlenebileceğimi ne de çocuk sahibi olabileceğimi düşünüyordum ama şimdi harika bir eşim, çok tatlı bir oğlum ve mutlu bir ailem var. Sevgili arkadaşlar, inanıyorum ki bir gün insanlar gerçek barış içinde yaşayacaklar, kavgalar ve düşmanlıklar olmayacak. Bu önemli günün bir parçası olmamı sağladığınız için sizlere çok teşekkürler. Eğer bombaları atan pilotla yüz yüze konuşabilseydim, ona geçmişi değiştiremeyeceğimizi, fakat barışı yaymak için şimdi ve ileride iyi şeyler yapmamız gerektiğini söylerdim.’

Nick Ut ve Kim Phuc

Kim Phuc sözlerini böyle bitirmişti. Herkese teşekkür ettikten sonra kürsüden ayrılırken Kim Phuc’ın eline bir kağıt verdiler ve kağıdı gönderen adamı işaret ettiler. Kim Phuc adama baktı ve daha sonra kağıdı açtı, kağıtta ise şu yazıyordu; ”O bombaları atan adam benim.”

Bombaları atan John Plummer;

Kim Phuc’ın hayatını zindana çeviren, çocukluğunu elinden alan, büyük acılar yaşamasına neden olan, o bombaları atan uçağın pilotu John Plummer tam karşısında duruyordu ve Kim Phuc resmen donup kalmıştı. John Plummer ise attığı o bombalardan sonra Pulitzer Ödülü kazanan o fotoğrafı görmüş ve büyük bir vicdan azabı çekmişti. Yaşadığı bu olay onu o kadar fazla etkilemiş ki, hayatı boyunca orduda yaptıkları için pişmanlık yaşamıştı. Psikolojisi mahvolan John, ordudan ayrılarak din adamı olmaya karar vermiş, fotoğraftaki küçük kızın resmini ise gazeteden kesip seneler boyunca yanında, cüzdanında taşımıştı. John, o törene gelerek Kim Phuc’ın karşısına çıkma cesaretini göstermiş, belki de yaptığı korkunç gerçekle yüzleşmek istemişti. İşte o an, Kim Phuc ve John Plummer karşı karşıyaydı…

Kim Phuc bir süre daha adama bakmaya devam etti ve sonra sarılmak için kollarını açarak John Plummer’e doğru koştu…

Kim Phuc ve John Plummer

Peki hangisinin yarası daha derindi dersiniz? Kim bilir…

Instagram | Uygulama | YouTube | Destek Ol

Bu Yazıyı Paylaş veya Bir Arkadaşına Gönder;

Yorumlar