Mart 11, 2019

Medusa Efsanesi Gerçek mi? Gizemli Lahitin Hikayesi!

Öncelikle bu bahsedeceğim konu kaynaklara dayalı yaşanmış gerçek bir olaydır…

Yunan mitolojisinde Gorgon kardeşlerden tek ölümlü olan ve Yunan kahramanı Perseus tarafından öldürülen keskin dişli, yılan saçlı ve gözlerine baktığı kişiyi taşa dönüştüren Medusa efsanesini hepiniz bilirsiniz.

Yıl 1456…

Venedik’ten bir heyet Fatih Sultan Mehmet ile görüşme talep eder. Önce Sadrazam ile görüşen bu heyet, çok değerli bir hazineden bahseder ve bunu sadece padişaha söyleyeceklerini beyan ederler. İlk başta Fatih Sultan Mehmet görüşmeyi reddetse de daha sonra heyetten bir temsilci ile görüşmeyi kabul eder.

Temsilci, Yerebatan Sarnıcı’nda olan bir lahitten ve bir mumyadan bahseder. Mumyanın Medusa diye bilinen efsanevi bir yaratığa ait olduğunu ve bunun İtalya için çok önemli olduğunu bildirir. Ancak Fatih Sultan Mehmet bu isteklerini reddeder ve söylenen lahdi gelen heyete teslim etmez. Gelen bu heyetin aslında Hristiyanlar ile alakası olmadığı gizemli pagan bir tarikatın üyeleri olduğu da söylentiler arasındadır.

Nitekim lahit asırlar boyunca gizli kalmaya devam eder. Ta ki 2. Abdülhamit Han zamanına kadar. Abdülhamit Han gizemli olaylara meraklı biriydi, bu olayın kayıtlarını öğrendiğinde merak etmiş, kendi seçtiği bir ekibe konuyu araştırtmış ve bu gizemi gün yüzüne çıkarmıştır.

Yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda Yerebatan Sarnıcı’nın kapatılmış dehlizlerin birinde tonlarca ağırlığındaki lahit bulunur. Lahdin içi açıldığında bir mumya ortaya çıkar ancak ilginç olan şey mumyanın görüntüsüdür.

Mumyanın baş kısmı insan ve vücudu ise yılan şeklindedir. Bu olay daha sonra hızlı bir şekilde tüm kentte yayılır ve her yerde “Şahmeran bulundu!” dedikoduları konuşulur. Hatta o zamanın Osmanlıca yayın organı olan “Resimli Gazete” isimli dergide olay hakkında bilgiler ve lahdin fotoğrafları çekilerek ilk sayfada yer almıştır.

Oktan Keleş Arşivi

2. Abdülhamit Han bu olayın daha fazla yayılmasını engellemek için ulema ile gizli bir toplantı yapar. Yapılan bu gizli toplantıdan sonra lahit ve ceset bazı kişiler ve yabancı örgütler tarafından sorun çıkartmaması için gizlenecektir. Ertesi gün lahit Yerebatan Sarnıcı’nda boş olarak çıkartılır. Amaç lahdin içinde bir şey olmadığını ve çıkan söylentilerin birer uydurma olduğunu göstermektir.

Boş lahit ilk olarak Fatih Cami’ne getirilerek avluya konulmuştur. O gün ki yaşanan tüm olayların fotoğrafları bahsi geçen Resimli Gazete dergisinde yayımlanmıştır. Lahit, Fatih Cami’sinden sonra ise Molla Fenari İsa Cami’nin yanında bulunan bölgeye konulmuş fakat cesedin ve lahdin bundan daha sonraki akıbeti bilinmemektedir.

Oktan Keleş Arşivi

Pek çok yabancı örgüt bu lahdin peşine düştüğü bilinmektedir. Ek olarak bu haberin yer aldığı Resimli Gazete dergisinin orijinal baskısı kayıptır. Bu sayının orijinal baskısı gizli bir örgüt tarafından toplatıldığı ve konunun özünden saptırıldığı da diğer söylentiler arasındadır. Lahdin yeri pek çok söylenti olmasına rağmen bugün hala net olarak bilinmemektedir.

İsrail asıllı Yazar Franz Kafka’nın eserlerinden biri bir kadının bavulunda çıktı. Hiç basılmayan bu eserde bu yaratık hakkında bilgiler olduğu söylentiler arasında. Bu konu hakkındaki tüm bilgiler ve kaynaklar neden saklanıyor?

Referanslar: 1 , 2

İlgili İçerikler;