Mart 28, 2020

Milyonlarca İnsanın Hayatını Kurtaran Dahi: Maurice Hilleman!

20. yüzyılda yaşamış tüm bilim insanlarından daha fazla insan hayatı kurtarmasına rağmen çoğu kişinin adını bile duymadığı gerçek bir kahraman; Maurice Hilleman kimdir?

Gençliği;

Maurice Hilleman, İspanyol gribinin dünyayı esir aldığı günlerde 30 Ağustos 1919 tarihinde Amerika’nın Montana eyaletinde dünyaya geldi. Hilleman doğduktan yalnızca iki gün sonra annesi vefat etmiş ve kendisinden büyük 7 kardeşi ile birlikte annesiz kalmıştı.

Babası henüz bebek olan oğluna bakamayacağı için teyzesinin yanına verdi ve Hilleman, çocukluk yıllarını teyzesinin yaşadığı bir çiftlik evinde geçirdi. Hilleman ise başarılarını bu çiftlik evine atfeder, çünkü burada tavuk yumurtalarını aşı virüsleri yetiştirmek için kullanmıştı.

Üniversiteye Gidemiyordu;

Maddi durumların kötü olması nedeniyle Hilleman üniversiteye gidemeyecekti, ancak en büyük abisinin desteği ile üniversiteye başladı. 1941 yılında viroloji okuyarak klamidyaya neden olan bakteriler ve bu hastalığın iyileşme imkanı ile ilgili bilimsel bir keşif yaptı.

Bu keşfi sayesinde mikrobiyoloji alanında yüksek lisans eğitimi için burs kazandı, 1944 yılında da doktora derecesini aldı. Aynı yıl üniversitede öğretim yapmak yerine ilaç üretim alanında çalışmak istedi ve ER. Squibb&Sons adlı ilaç firmasında işe başladı.

Büyük Salgını Önledi;

Maurice Hilleman’ın en büyük başarılarından biri 1957 yılında günümüzdeki corona virüsü gibi Çin’den başlayıp tüm dünyaya yayılan bir salgınının önüne geçmesi oldu. Hilleman aylar sonra aşıyı bulana kadar dünya çapında bir milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti bile.

Eğer Hilleman bu salgını durduramasaydı, salgın dünya çapında çok daha fazla etkili olacak ve milyonlarca insan hayatını kaybedecekti. Ancak az önce söylediğim gibi bu salgını durdurmak Hilleman’ın sadece büyük başarılarından biriydi. En büyük başarılarına henüz imza atmamıştı.

40’tan Fazla Aşı Geliştirdi;

1960’lı yıllarda ise kabakulak, kızamık gibi hastalıklar dünyayı kasıp kavuruyordu. Onbinlerce çocuk bu hastalıklar yüzünden hayatını kaybetti. Maurice Hilleman’ın tek kızı da 1967’de kabakulak olunca, kızından tükürük örneği alan Hilleman bu hastalığın aşısını geliştirdi ve ilk önce kızında deneyerek tıp dünyasına önemli bir katkı sağlaması oldu.

Daha sonraki yıllarda kızamık, Hepatit A ve B, su çiçeği, menenjit, zatürree gibi ölümcül olan 40’tan fazla hastalığın aşısını buldu. Günümüzde sağlıklı insanlara gerekli görülen 14 aşının 8’ini Hilleman icat etmiştir. Bilim camiasında Hilleman, tarihin en büyük aşı bilimcisi olarak anılmaktadır.

Ölümü;

Maurice Hilleman, Amerika Birleşik Devletleri’nin en yüksek bilimsel onuru ve Dünya Sağlık Örgütü’nden ömür boyu başarı ödülü dahil olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Ancak Hilleman kendi ülkesi dahil olmak üzere medyada hiç takdir edilmedi ve hep arka planda kaldı. 11 Nisan 2005 tarihinde 85 yaşında hayata veda etti.

Maurice Hilleman’ın ölümünden sonra Amerikalı politik aktivist Ralph Nader şunları söylemiştir; “Hilleman’ın tüm yaptıklarına rağmen kimse onu tanımıyordu, televizyonlarda hiç görülmedi. Michael Jackson, Madonna gibilerinden kendisine hiç sıra gelmedi. Medyanın ve toplumun ün ve şöhret kavram anlayışı bize nasıl bir topluluk olduğumuz hakkında her şeyi gösteriyor.”

Güzel konuşmuş Ralph Nader, ancak bu sadece Amerika’da değil, tüm dünyada böyle ama özellikle bizim ülkemiz Türkiye’de. Ne yazık ki magazin her zaman bilimin, icatların ve buluşların önüne geçmiştir. Bu televizyonda da böyle oldu, sosyal medyada da. Marie Curie‘nin bu konu ile alakalı güzel bir sözü vardır ve şöyle der; “İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha meraklı olun.”

Maurice Hilleman’a dönecek olursak, onu tanımıyor oluşumuz veya ün yapmamış olması onun için hiçbir zaman sorun olmadı, çünkü o hayatını insanlığa adamış bilim insanlarından biriydi. Bunu nereden biliyoruz peki derseniz; Maurice Hilleman hiçbir buluşuna kendi adını vermemiştir.

Benzer İçerikler;